Aromalar, latif maddeler olduğundan, iç salgı bezlerini, sinir sistemini ve ruhu direkt etkisinde bırakır. Beynimiz, fikirleri, görüntüleri, müziği ve benzeri tesirleri denetim eder. Fıtratına uygun olanların tesirini kabul eder, olmayanları reddeder. Fakat beynin, kokuların tesirini denetim etme mekanizması yoktur. Bu sebeple herhangi bir engelle karşılaşmadan vücuda giren kokular ruh üstünde çok etkili olurlar.

Peygamberimiz (s.a.v.)’den gelen rivayetlere göre, bir takım kokular melekleri çekerken, habis ruhları kovarlar, mesela, sandal, misk, amber, gül, gül yağı, çörekotu, üzerlik otu, reyhan ve kına kokusu melekleri çeker. Bir takım kokular ise habis ruhları çekerken melekler onlara dayanamazlar; Alkol, sigara, idrar, dışkı, köpek kokusu, leş, kan benzer biçimde necis maddelerin ve bir takım bitkilerin kokusu benzer biçimde.

Kısa süre önce tüm kokular tabii yollardan elde edilirdi, mesela, misk kokusu, misk geyiklerinin cinsel bezlerinden, gül, menekşe, lavanta, yasemin, ıtır kokusu direkt bitkilerden elde edilirdi. Bugün, kozmetik ve vücut bakım ürünlerinde, yiyecek ve içeceklerde tabii aromaların yerine her tür koku ve tadı verebilen, “doğala özdeş aromalar” kullanılmaktadır. Gen teknolojisi ve nanoteknoloji yöntemiyle misk aroması, gül aroması, tereyağı, süt ve peynir aromaları, işlenmiş et aromaları, bir takım bal aromaları, kahve aromaları, mantar aromaları, portakal, çilek, armut benzer biçimde meyve ve sebze aromaları, nane, tarçın, zencefil, damla sakızı benzer biçimde baharat aromaları çok ucuza üretilmektedir.

Tabii bitkilerden tabii yollarla elde edilmiş ve “esansiyel yağ” ya da “uçucu yağ” olarak adlandırılan kokulu yağlar yüzyıllardan bu zamana kadar korku, kaygı, stres, depresyon benzer biçimde ruhsal sıkıntıları, kafa ağrısı-sancısı, sayı huzursuzluğu ve ten problemleri benzer biçimde çok bir takım hastalıkları tedavi etmede kullanılmaktadır. örneğin

• Gül uçucu yağı doğum sırasındaki ruhsal tesiri ile doğumun kolay geçmesini sağlar,
• Atlas sediri, tefarik, yasemin, ıtır uçucu yağlan, ruhsal sıkıntıları giderici, sinirsel gerginlikleri gevşetici, sakinleştirici, dengeleyici ve kuvvetli antİ depresanlardır.
• Ful uçucu yağı, ruhi gerginlikleri, cinsel isteksizlikleri çözer, duygusallığı artırır ve dişiliği kuvvetlendirir.

Kokuların tedavi amacıyla kullanılması ve disiplinli problemlere çözümler getirebilmesi, kokuların insan beyninde ve vücudunda ne kadar etkili bulunduğunu göstermektedir, öyleyse bu kadar kuvvetli etkiye haiz kokular, şimdiki kullanımıyla “doğala özdeş aromalar” tam tersi etkisinde bırakır için bile kullanılabilir, şu demek oluyor ki bir aroma insanoğlunun dengesini bozmada ya da depresyona sürüklemede, ya da insanları toplu halde belirgin hastalıklara düşürmede ve yönlendirmede etkin rol üstlenebilir.

Parfüm, krem, ruj, saç jölesi, saç boyası, tıraş malzemeleri, deodorantlar, makyaj malzemeleri benzer biçimde kozmetiklerde,- şampuan, losyon, sabun, dişmacunu, güneş kremi, hijyenik pedler, hazır bezler, bebeklerin temizlik ve pişik malzemelerinde binlerce tür kimyasal ve bileşik madde kullanılmaktadır. Bu maddelerin % 60’ı kan dolaşımına karışır, vücuttan atılamaz, kan ve dokularda birikir. Vücuttan atılamayan bu kimyasallar, hormonal sistemi, kafayı ve ruh-beden dengesini negatif etkisinde bırakır, üreme organlarında bozukluğa ve kısırlığa, gebelik, doğum ve emzirme problemlerine niçin olur, kanseri ve benzeri hastalıkları tetikler, alerjilere ve mutasyonlara neden olur.

mesela, kozmetiklerde ve vücut bakım ürünlerinde dayanıklılığı sağlamada en fazlaca kullanılan madde parabenlerdir,- şu demek oluyor ki metil, etil, propil, butil paraben ve sodyum benzoattır. Parabenler, diş macunu, şampuan (bebe Şampuanı dahil), krem, güneş kremi, saç jeli benzer biçimde ürünlerde kullanılmaktadır. Parabollerin kimyasal yapısı östrojen hormonuna benzer.

Kadın vücudunda depolanan parabenler östrojen benzer biçimde davranıp, üreme organlarında bozukluklara, göğüs kanserine, endometriozise, çikolata kistlerine, kısırlığa ve doğum kusurlarına sebep olabilmektedir. Adam vücudunda depolanan parabenler spermlerin sakatlanmasına ve hayatını kaybetmesine, prostat kanserine, endometriozise zemin oluşturmaktadır. Bu maddeler ağır ten rahatsızlıklanna ya da deride kızarıklık, şişlik, kaşıntı ve ağrıya niçin olur.

Kozmetik ve vücut bakım ürünlerinde sık kullanılan Metionin, Lard, Keratin, Jelatin, Gliserin (Gliserol), Hidrolize protein ve benzeri bir çok madde mezbaha artıklarından, tırnak, kıl, kan, ölü evcil hayvan ve domuzdan üretilmektedir,Sabun, şampuan, krem, parfüm, deodorant, diş macunu, deterjan, hazır yiyecek ve İçecekler bu tip aromalar ihtiva ettiği için, onları kullandığımızda abdestimizin sahih olup olmadığı,- yiyip içtiklerimizin helal olup olmadığı belirgin değildir.

 

aroma vericiler tebliği

aroma vericiler yönetmeliği

Aroma vericiler zararlı mı?, aroma maddeleri nelerdir,aroma vericiler helal mi,
aroma vericiler yönetmeliği,aroma nasıl elde edilir,

AROMA VERİCİLER VE AROMA VERME ÖZELLİĞİ TAŞIYAN GIDA BİLEŞENLERİ
Çok sevdiğiniz yiyecekleri burnunuzu kapatarak, kokusunu almadan yemeyi denediniz mi hiç? Mesela mis gibi kokan, bol çilekli bir kase yoğurt ya da nefis bir dilim tarçınlı kek… Bu enfes yiyecekleri koklamadan yediğinizi bir düşünün… Damağınıza her değdiğinde haz veren bu lezzetleri, kokuları olmadan diliniz tanımlayabilir miydi acaba? Mesela nezle olduğumuzda yediğimiz yiyeceklerin tadını gerçekten alabiliyor muyuz? İşte bu soruların cevapları bizleri, gıdaları aslında sadece ağzımızla değil, aynı zamanda burnumuz yardımıyla tükettiğimiz gerçeğine götürmektedir.

Ancak günümüzde hızla artan insan nüfusu ve gelişen sanayi ile birlikte kaynakların aşırı ve bilinçsizce tüketimi sonucu dünyadaki tarım alanları ve gıda kaynaklarının azalması ile bu nefis ve doğal yiyeceklere ulaşabilmemiz gün geçtikçe zorlaşmaktadır.

Ne var ki hızla gelişen teknoloji sayesinde çeşitli yöntemler geliştirilmiş, gıdaların arzulanan koku ve lezzetlerde üretilmesi sağlanmıştır. Tükettiğimiz gıdaların tatları kadar kokularının da önem taşıması Aroma Vericilerin gıda sektöründe yer almasına sebep olmuştur.

Aslında aromaların geçmişi oldukça eskilere dayanmaktadır. İnsanlar hoş kokuları, aroma verici ve koruyucu özellikleri nedeniyle hayvansal ve bitkisel kaynaklardan elde edilen baharat ve reçineler gibi doğal ürünlerde bulunan aromatik bileşikleri basit yöntemler ile zenginleştirebileceklerini ilk çağlarda keşfetmişlerdir. Milattan önceki yıllara ait zeytinyağı ile ekstraksiyon ve ardından distilasyon reçeteleri günümüze kadar ulaşmıştır. Özellikle Araplar tarafından 9. yy’da geliştirilen distilasyon teknikleri, 13. yy’a kadar hiç değiştirilmeden kullanılmıştır. Günümüzde aroma endüstrisinde kullanılan uçucu yağların pek çoğu ilk olarak 16. ve 17. yüzyıllarda eczanelerde distile edilmiştir.

Aroma vericiler, olduğu haliyle tüketilmeyen ancak, hedeflenen ürüne belirli bir tat ve koku kazandırmak, mevcut tadı ve kokuyu kuvvetlendirmek veya değiştirmek ya da istenmeyen tat veya kokuyu maskelemek amacıyla gıdalara eklenen, tat ve koku verici özelliğe sahip maddeler ya da karışımlardır.

Aroma vericiler; Aroma maddeleri (aroma verme özelliği olan tanımlanmış kimyasal maddeler), aroma verici preperatlar, ısıl işlem aroma vericileri, tütsü aroma vericileri, aroma öncülleri, diğer aroma vericiler ya da bunların karışımlarından oluşmaktadır.

Aroma maddeleri elde ediliş yöntemlerine göre üç gruba ayrılır:

1- Doğal Aroma Maddeleri : Bitkisel veya hayvansal kaynaklardan uygun fiziksel, enzimatik ya da mikrobiyolojik yöntemler ile elde edilen maddelerdir.

2- Doğala Özdeş Aroma Maddeleri : Kimyasal yollarla sentezlenen ya da izole edilen ve kimyasal yapısı, doğal aroma maddeleri ile aynı olan maddelerdir.

3- Yapay Aroma Maddeleri : Kimyasal yollarla sentezlenen ancak kimyasal yapısı doğal aroma maddelerinden farklı olan, yani doğada bulunmayan maddelerdir.

Aroma Preperatları, doğal aroma maddeleri dışında, aroma özelliği taşıyan; bitkisel veya hayvansal kaynaklardan uygun fiziksel, enzimatik ya da mikrobiyolojik yöntemler ile elde edilen ürünlerdir. (Örneğin portakal yağı, karabiber yağı.)

Isıl İşlem Aroma Vericileri, sıcaklığı 180°C’ı ve süresi 15 dakikayı geçmeyen ısıl işlemlerle elde edilen, başlangıçta aroma verici özelliği olması gerekmeyen, en az bir bileşeni azot ve diğer bileşeni indirgen şeker içeren iki maddenin reaksiyona girmesi sonucu oluşan aroma verici ürünlerdir.

Tütsü Aroma Vericileri, gıdaların tütsüleme işleminde kullanılan tütsü ekstraktlarıdır.

Aroma öncülü, kendisi aroma verme özelliğine sahip olması gerekmeyen, gıda işleme sırasında parçalanarak veya diğer bileşenlerle reaksiyona girerek aroma oluşturan ve sadece aroma oluşturmak amacıyla gıdalara istenilerek ilave edilen, gıda ve/veya gıda olmayan kaynak materyallerden elde edilebilen ürünlerdir.

Aroma verme özelliği taşıyan gıda bileşeni, esas olarak gıdaya aroma vermek veya gıdanın mevcut aromasını değiştirmek amacıyla ilave edilen ve gıdada doğal olarak oluşan istenmeyen bazı maddelerin önemli ölçüde artmasına katkıda bulunan, aroma vericiler dışındaki gıda bileşenleridir.

Uçucu yağ, oleoresin, izolat, resinoid, konkret, absulut Aroma Endüstrisinde Kullanılan hammaddelerden bazılarıdır.

Ülkemizde aroma vericilerin üretilmesi, satışı, ithalatı ve gıda üretiminde kullanılması Türk Gıda Kodeksi Mevzuatıyla düzenlenmektedir. Gıdalarda kullanılan veya kullanılması amaçlanan aroma vericileri, aroma verme özelliği taşıyan gıda bileşenlerini, aroma verici ve/veya aroma verme özelliği taşıyan gıda bileşenlerini içeren gıdaları, aroma vericilerin ve/veya aroma verme özelliği taşıyan gıda bileşenlerinin kaynak materyallerini ve tütsü aroma vericilerinin üretim koşullarını kapsayan “Türk Gıda Kodeksi Aroma Vericiler ve Aroma Verme Özelliği Taşıyan Gıda Bileşenleri Yönetmeliği”, 29/12/2011 tarihli ve 28157 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.

5996 sayılı Kanuna dayanılarak hazırlanan bu Yönetmelik ile; Tüketici ve insan sağlığı, tüketici hakları, gıda satışında adaletin sağlanması ve uygun durumlarda çevrenin korunması da göz önünde bulundurularak, gıdalarda kullanılan aroma vericileri, aroma verme özelliği taşıyan gıda bileşenleri, bunların üretimlerinde kullanılan kaynak materyaller ile bunların kullanım koşulları ve etiketleme kurallarının belirlenmesi amaçlanmaktadır.

Gıdalarda ve gıda bileşenlerinde kullanılmasına izin verilen Gıda Aroma Vericileri bu Yönetmeliğin Ek-1’ inde listelenmiştir. Gıdalarda kullanımı yasak ya da kısıtlı olan aroma verici maddeler ile ısıl işlem aroma vericileri, tütsü aroma vericileri ve geleneksel gıda hazırlama işlemleri ile ilgili hükümler diğer eklerde yer almaktadır. Gıdalarda kullanılan Aroma Vericiler bu Yönetmelik hükümlerine ve bu Yönetmelik eklerinde belirtilen koşullara uygun olmak zorundadır.

Ancak 1334/2008/EC sayılı ve 2065/2003/EC sayılı Avrupa Parlamentosu ve Konseyi Tüzükleri ile 872/2012/EC sayılı Komisyon Tüzüğüne paralel olarak mevcut Yönetmelikte değişiklik yapılmış ve 22/03/2014 tarih ve 28949 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.

“TGK Aroma Vericiler ve Aroma Verme Özelliği Taşıyan Gıda Bileşenleri Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik” e göre, eski yönetmelik Ek-1’ de 3527 FEMA koduyla yer alan “3-Acetyl-2,5-dimethylthiophene” adlı maddenin üretimi, gıdalarda kullanımı ve ithalatı yasaklanmıştır. Bu hüküm hariç olmak şartıyla eski Yönetmelik hükümleri 31/01/2015 tarihine kadar geçerliliğini sürdürecektir.

Yeni Yönetmeliğe göre; Gıdalarda kullanımına izin verilen aroma maddeleri, kısıtlama uygulanacak gıda maddeleri ve diğer bilgiler Ek-1 Bölüm A’ da listelenmektedir. Gıdalarda kullanımına izin verilen aroma verici maddeler listesine ek olarak gerçekleştirilen değişiklikler ile;

Türkiye ve Avrupa’ da yer alan bazı resmi ve bilimsel kurum ve kuruluşlar tarafından, geçerli verilere dayanılarak risk değerlendirilmesi devam eden ya da değerlendirilmesi biten ve onaylanan aroma verici maddeler, bu maddelerin bileşenleri, varsa gıdalarda kullanımlarıyla ilgili kısıtlamalar ve değerlendirilmeleri ile ilgili notlar eklenmiştir. Ek-1’ de gerçekleştirilen değişikliklere ek olarak, aroma verici maddeler için, Bakanlığımız ve diğer bazı Uzman Kuruluşlar tarafından verilmiş olan numaralar da sütunlara eklenmiştir.

Aroma Verici Preperatlar, Isıl İşlem Aroma Vericileri, Aroma Öncülleri, Diğer Aroma Vericiler ve Kaynak Materyaller ile ilgili çalışmalar halen sürdürülmektedir.

Bakanlığımız, vatandaşlarımızın sağlıklı ve kaliteli gıdaya rahatça ulaşabilmesi ve sağlıklı nesiller yetişmesi için çabalarını sürdürmekte, gerek çıkardığı mevzuatlarla gerekse denetim ve danışmanlık hizmetleriyle halkımızın mutluluğu için çalışmaktadır.

RAYLAŞ