muhteva forum

Bediüzzaman'ın Fedakar Ahlakı

Risale-i Nur icinde Bediüzzaman'ın Fedakar Ahlakı konusu , Afyon hapishanesi 1948'in başlarında Said Nursi ve on beş talebesi evlerinden ve işyerlerinden alınarak Afyon il merkezine götürülmüş, bir hafta kadar bekletilerek sorgulamaları yapılmış ve ardından da cezaevine sevk edilmişlerdir …

Geri git   muhteva forum > İslam Dini ve Kaynakları > Tasavvuf > Risale-i Nur

Kayıt ol Yardım Üye Listesi Ajanda Arama Bugünki Mesajlar Forumlar Okundu

Bediüzzaman'ın Fedakar Ahlakı

Risale-i Nur icinde Bediüzzaman'ın Fedakar Ahlakı konusu , Afyon hapishanesi 1948'in başlarında Said Nursi ve on beş talebesi evlerinden ve işyerlerinden alınarak Afyon il merkezine götürülmüş, bir hafta kadar bekletilerek sorgulamaları yapılmış ve ardından da cezaevine sevk edilmişlerdir …

Yeni Konu açmadan önce  ARAMA yapınız,konu tekrarı olanlar SİLİNECEKTİR. Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 18.10.08   #10
Moderator
 
efşan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 15-02-08
Mesajlar: 2.142
Tecrübe Puanı: 543 efşan has a reputation beyond reputeefşan has a reputation beyond reputeefşan has a reputation beyond reputeefşan has a reputation beyond reputeefşan has a reputation beyond reputeefşan has a reputation beyond reputeefşan has a reputation beyond reputeefşan has a reputation beyond reputeefşan has a reputation beyond reputeefşan has a reputation beyond reputeefşan has a reputation beyond repute
Cool
Afyon hapishanesi


1948'in başlarında Said Nursi ve on beş talebesi evlerinden ve işyerlerinden alınarak Afyon il merkezine götürülmüş, bir hafta kadar bekletilerek sorgulamaları yapılmış ve ardından da cezaevine sevk edilmişlerdir Bir yandan mahkeme devam ederken bir yandan da Afyon cezaevinde tutuklu bulunan Bediüzzaman ve talebelerine yapılan baskılar giderek artmıştır Bu dönemde artık hasta ve yetmiş yaşında olan Said Nursi, 60 kişilik büyük bir koğuşta tek başına bırakılmış, soğuk kış gecelerinde odanın kırık penceresi buz tutmasına rağmen başka bir yere nakledilmemiş ve tüm bunlara ek olarak birkaç defa da burada zehirlenmiştir Cezaevi tabibi, salgın hastalıktan korumak için aşılama bahanesiyle damarına en kuvvetli zehirlerden şırınga etmiştir Zehirin etkisiyle ateşler içinde ciddi rahatsızlıklar yaşayan Bediüzzaman, yalnız ve soğuk koğuşunda kimseyle görüştürülmemiş, hapishanedeki talebelerinin kendisini ziyaret etmesine bile müsaade edilmemiştir Ancak, Nur Talebeleri burada da hapishaneyi medreseye dönüştürmeyi başarmış, mahkumlara Kur'an-ı Kerim ve Risale-i Nur dersleri vererek onlardan birçoğunun imanına vesile olmuşlardır Bediüzzaman ise içerisinde bulunduğu bütün bu ağır ve zor şartlara rağmen yazmaya devam etmiş, Ondördüncü ve Onbeşinci Şuaları burada yazarak Risale-i Nurların telifini tamamlamıştır

Said Nursi hapishane günlerini, bu dönemlerde kendisine kasıtlı olarak yapılan zulüm ve eziyetleri, haksız uygulamaları şöyle anlatmaktadır:

Pek adi bahanelerle zemherinin en şiddetli soğuk günlerinde beni tevkif ederek (tutuklayarak) büyük ve gayet soğuk iki gün sobasız bir koğuşta tecrid-i mutak içinde (tamamen tek başına bırakarak) hapsettiler Ben küçük odamda günde kaç defa soba yakar ve daima mangalımda ateş varken, zafiyet ve hastalığımdan zor dayanabilirdim Şimdi bu vaziyette hem soğuktan bir sıtma, hem dehşetli bir sıkıntı ve hiddet içinde çırpınırken inayet-i İlahiye (Allah'ın yardımı) ile bir hakikat kalbimde inkişaf etti (oluştu) Manen: 'Sen hapse, Medrese-i Yusufiye namı vermişsin (sen hapse Yusuf medresesi demişsin) Hem Denizli'de sıkıntımızdan bin derece ziyade, hem ferah, hem manevi kar, hem oradaki mahpusların Nurlardan istifadeleri, hem büyük dairelerde Nurların fütuhatı (başarıları, zaferleri) gibi neticeler, size şekva (şikayet) yerinde binler şükrettirdi Hem bir saat hapsinizi ve sıkıntınızı on saat ibadet hükmüne getirdi; o fani saatleri bakileştirdi İnşaAllah bu üçüncü Medrese-i Yusufiyedeki musibetzedelerin (zulme uğrayanların) Nurlardan istifadeleri ve teselli bulmaları, senin bu soğuk ve ağır sıkıntını hararetlendirip sevinçlere çevirecek 14

Güya büyük bir suç işlemişim diye benim pencerelerimi mıhladılar (çivilediler) Ve duman beni sıkıyordu, bir pencereyi bırakmadım ki mıhlansın Şimdi onu da mıhladılar Hem hapis usûlü tecrid onbeş gün kadar olduğu halde, beni üç buçuk ay tecrid-i mutlakta (tamamen tek başıma bırakarak) hiçbir arkadaşımla temas ettirmediler Hem üç aydan beri benim aleyhimde kırk sahifelik bir iddianame yazılıp bana gösterildi Yeni hurufu (harfleri) bilmediğimden, hem rahatsız ve hattım çok noksan (yazım çok eksik) olmasından çok rica ettim ki, "Bana biri iddianameyi okuyacak ve dilimi bilen talebelerimden benim itiraznamemi yazacak iki adama izin veriniz" dedim; izin vermediler Dediler, "Avukat gelsin, okusun" Sonra onu da bırakmadılar Yalnız bir kardeşe dediler ki: "Eski hurufa (harflere) çevir, ona ver" Halbuki o kırk sahifeyi yazmak altı-yedi günde ancak olur Bir saatte bana okumak işini, altı-yedi güne kadar uzatmak, ta benimle kimse temas etmesin fikri ise, pek dehşetli bir istibdad (baskı) ile benim bütün hukuk-u müdafaamı iskat etmektir (bütün hukuki savunmamı hükümsüz kılmaktır) Dünyada, yüz cinayeti bulunan ve asılacak bir adam dahi böyle muamele göremez15

Ancak Bediüzzaman yaşadığı bu zorlukları hiçbir zaman için sıkıntı olarak görmemiş, bu bakış açısını pek çok defa yazılarında da dile getirmiştir Bunlardan bazıları şöyledir:

Madem biz kadere teslim olduk, bu sıkıntıları (hayru'l-umuri ahmezüha) (işlerin en hayırlısı en sağlamıdır) sırrıyla sevap kazanmak cihetiyle manevi bir nimet biliyoruz Madem geçici dünyevi musibetlerin sonları ekseriyetle ferahlı ve hayırlı oluyor Madem hakkalyakin derecesinde (imanın en yüksek derecesinde) yakini bir kanaatimiz var ki, biz öyle bir hakikata hayatımızı vakfetmişiz ki, güneşten daha parlak ve cennet gibi güzel ve saadet-i ebediye gibi şirindir Elbette biz, bu sıkıntılı haller ile müftehirane (iftihar eden), müteşekkirane (teşekkür eden) bir mücahede-i maneviye (manevi mücadele) yapıyoruz, diye şekva (şikayet) etmemek lazımdır16

Beni, nefsini kurtarmayı düşünen hodgam (kendini beğenmiş) bir adam mı zannediyorlar? Ben, cemiyetin imanını kurtarmak yolunda dünyamı da feda ettim, ahiretimi de Seksen küsûr senelik bütün hayatımda dünya zevki n----- bir şey bilmiyorum Bütün ömrüm harb meydanlarında, esaret zindanlarında, yahut memleket hapishanelerinde, memleket mahkemelerinde geçti Çekmediğim cefa, görmediğim eza kalmadı Divan-ı harblerde, bir cani gibi muamele gördüm; bir serseri gibi memleket memleket sürgüne yollandım Memleket zindanlarında aylarca ihtilattan (diğer kişilerle görüşmekten, onlara karışmaktan) menedildim Defalarca zehirlendim Türlü türlü hakaretlere maruz kaldım Benim fıtratım, zillet ve hakarete tahammül etmez İzzet ve şehamet-i İslamiye (akıl, zeka ile birlikte olan İslami yiğitlik) beni bu halde bulunmaktan şiddetle meneder Böyle bir vaziyete düşünce, karşımda kim olursa olsun, isterse en zalim bir cebbar (zalim, gaddar), en hunhar (zalim) bir düşman kumandanı olsa tezellül etmem (kendimi alçaltmam, buna katlanmam) Zulmünü, hunharlığını onun suratına çarparım Beni zindana atar, yahut idam sehpasına götürür hiç ehemmiyeti yoktur -Nitekim öyle oldu- Bunların hepsini gördüm Birkaç dakika daha o hunhar kumandanın kalbi, vicdanı zulümkarlığa dayanabilseydi Said bugün asılmış ve masumlar zümresine iltihak etmiş (katılmış) olacaktı İşte benim bütün hayatım böyle zahmet ve meşakkatle (zorlukla), felaket ve musibetle geçti Cemiyetin imanı, saadet ve selameti yolunda nefsimi, dünyamı feda ettim Helal olsun Onlara beddua bile etmiyorum Çünki, bu sayede Risale-i Nur, hiç olmazsa birkaç yüzbin, yahut birkaç milyon kişinin -adedini de bilmiyorum ya, öyle diyorlar Afyon Savcısı beşyüz bin demişti Belki daha ziyade- imanını kurtarmağa vesile oldu Ölmekle yalnız kendimi kurtaracaktım, fakat hayatta kalıp da zahmet ve meşakkatlere tahammül ile bu kadar imanın kurtulmasına hizmet ettim Allah'a bin kere hamdolsun17

Bediüzzaman'ın tüm bu zamanlar içerisinde yaşadığı zorlukları ve bunlar karşısındaki metanetli ve fedakar tavrını talebeleri şöyle dile getirmektedirler:

Kış mevsimi Her taraf donmuş Afyon'un çevreyle irtibatı kesilmiş demiryolu kapanmıştı 15-20 gün şehre yiyecek, yakacak gelmemiş, sular akmıyordu Hz Üstadın pencereleri kırık dökük, döşeme tahtaları aralıklı, ısınmak mümkün değil O gün Hz Üstadı önünde bir gaz tenekesi, içinde bir miktar mangal kömürü, bir çaydanlık, çift battaniye altında iki kat olmuş halde gördüm18

Biz Üstad Hazretleri ile çoğu zaman görüşsek de, diğer talebeleri gibi çoğu hallerine muttali olmamız (bilmemiz) mümkün değildi Şiddetli soğuklarda sobasız odada bulundurmak, öldürücü zehirler vermek gibi durumlara zaman zaman vakıf olurduk Üstadı ızdırap içinde gördüm Kim bilir, hangi eza ve cefanın hemen peşi sıra idi Acip bir gün ve acip bir kış19

Diğer taraftan da, yaşlı ve hasta Bediüzzaman'a her türlü merhametsizce muamele layık görülüyor, hava almak için pencere kenarına bile yaklaştırmıyorlardı Hapishanenin suyu alt katta olduğu için çoğu zaman Üstadı susuz bırakıyorlardı Bütün bu muamelelere karşı, Üstad sabırla mukabele ediyor, beddua dahi etmiyordu20

Zaman zaman hapishaneye gider, Üstadı ziyarette bulunurdum Bir sefer ki, ziyaretimde harareti 40 dereceye kadar çıkmıştı Böylesi bir halde bile, yine telif (yazma), tashih işiyle meşguldu Talebeleri yanında idi Zaten kendileri de çok hastalık çekmişti21

Muazzez Üstadımız hakikaten çok zahmet çekti, zahmette rahmeti görüyordu Herşeyden mahrumdu Abdeshanesi (Abdest alma yeri) elli metre mesafede, üstü açık, elektriği yoktu Kış kıyamet, evde bazen odunu dahi bulunmazdı Barla'da kışın herşeyden mahrumdu Yanında yalnız bir yumurta bulunur, ekmeğini mahallelerde yaparlar, fakat buna rağmen Üstad gayet memnundu22

Hocanın yemeğini ben veriyordum" "Bunun odasına kitap, kalem, kağıt ve ziyaretçi sokmayacaksın" dediler "Olur" dedim Kendisine götürdüğüm ekmekleri belki yetmiş parçaya bölüyor, birazını kendine alıyor, geri kalanını da "İbrahim kardeşim bunları talebelerime götür" diyordu Bazen bu duruma çok hayret ediyordum23
__________________
efşan isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 18.10.08   #11
Moderator
 
efşan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 15-02-08
Mesajlar: 2.142
Tecrübe Puanı: 543 efşan has a reputation beyond reputeefşan has a reputation beyond reputeefşan has a reputation beyond reputeefşan has a reputation beyond reputeefşan has a reputation beyond reputeefşan has a reputation beyond reputeefşan has a reputation beyond reputeefşan has a reputation beyond reputeefşan has a reputation beyond reputeefşan has a reputation beyond reputeefşan has a reputation beyond repute
Cool
Nur talebelerinin zorluklara fedakarlıkla karşı koymaları



Bediüzzaman gibi, talebeleri de aynı amaç uğrunda pek çok sıkıntıyla karşılaşmış, ancak bu zorluklar karşısında daha da fedakarane bir çaba içerisine girerek Kuran ahlakının tebliğine devam etmişlerdir Sözler adlı eserde anlatıldığı gibi Nur talebeleri, bu tebliğlerinin herhangi bir şekilde engellenmesi ihtimaline karşı Üstad'ın risalelerini ezberlemişlerdir Bediüzzaman ile birlikte onlar da hapishanelere götürülmüş, orada da bulundukları süre içerisinde de yine ihlasla Risaleleri elleriyle yazarak çoğaltmaya ve dağıtmaya devam etmişlerdir:

Eğer gizlice bir imkan bulurlarsa, onlar yine Risale-i Nur ile meşguldürler Hatta "Belki hapse atılırım, Nur Risalelerimi vermezler, çalışmaktan mahrum kalırım" diye bazı Nurları ezberleyen talebeler de olmuştur Muhlis bir Nur talebesi, hapishaneden çıkarıldığı vakit; gûya o kırbaçlı, falakalı, türlü türlü işkenceli hapishane, ona bir kuvvet, bir enerji kaynağı olmuş, sadakat ve teyakkuzla (dikkat ve uyanıklıkla) Nur hizmetinde koşturmak için bir kırbaç tesiri yapmış gibi, Üstadına daha ziyade yakınlaşır ve eskisinden daha fazla Nurlara çalışır, neşriyat yapar24

Yaşadıkları zorluklar bu kimselerin imanlarını, şevklerini, azim ve fedakarlıklarını daha da artırmıştır Bu ihlaslı bakış açıları talebeleri tarafından şöyle tasvir edilmiştir:

Kahraman Emirdağ Nur talebeleri, Üstadımıza karşı çok sadıktılar Üstadları için canlarını verirlerdi O kadar baskı, tehdit, zulüm ve tasarrut (kötülük) onları hiç yıldırmadığı gibi bilakis daha çok kahramanlık yaparlardı Öyle zaman oldu ki, üç kardeşin üçünü de oğulları ile beraber hapsettiler Günlerce, aylarca dükkanları kapalı kaldı, iflas ettirinceye kadar çalıştılar, ama yine derslerin mahiyetini tam anlamaya vesile oldu Değil malları ve servetleri, onlar, Üstad ve Risale-i Nur için canlarını veriyorlardı Servetlerini kaybetmiş, iflas etmiş, bunları düşünmüyorlardı bile25

Risale-i Nur talebeleri de, Bediüzzaman'ın ahlakını benimsemiş, yaşadıkları sıkıntılara tevekkül ve güzel bir sabır ile karşılık vermişlerdir:

Risale-i Nur'un tahkiki iman dersleriyle iman mertebelerinde terakki (ilerleme) ve teali (yücelme) edip kuvvetli imanı elde eden Nur Talebeleri için öyle taarruzlar (saldırılar), bir cihetten bir imtihandır ve kömürle elması tefrik eden (ayıran) bir mihenktir (ölçü aletidir) Nur Talebeleri için Allah'a iman, Peygambere ittiba (tabiyet) ve Kur'an-ı Kerim'le amelden dolayı hapisler bir Medrese-i Yûsufiye'dir Zulüm ve işkenceler, birer kamçı, birer perçindir Kader-i İlahi bize o hücumlarla işaret veriyor ki: "Haydi durma çalış!" Kur'an ve iman hizmeti uğrunda mahkemelerde konuşmak, Nur Talebelerince bir dostu ile sohbet etmektir Karakollara götürülüp, getirilmek, çarşı pazara gidip gelmekten farksızdır Beşerin zulmen mahkûm etmesi ise, hakikatte Hakk'ın beraat vereceğine bir delildir Bütün öyle işkence ve zulümler, Nur Talebeleri için birer şeref madalyasıdır Ne mutlu ki, otuz seneden beri Nur Talebeleri ağabeylerimiz bu nimetlere mazhar olmuşlar 26

Bediüzzaman bir sözünde talebelerinin bu ihlaslı ve fedakar ahlaklarını anlatmakta ve onlara, karşılarına çıkan her olaydan razı olmalarını şöyle hatırlatmaktadır:

Ben maddi ve manevi herşeyimi feda ettim, her musibete katlandım, her işkenceye sabrettim Bu sayede hakikat-ı imaniye her tarafa yayıldı Bu sayede Nur mekteb-i irfanının (Risale-i Nur İlim Okulu'nun) yüzbinlerce, belki de milyonlarca talebeleri yetişti Artık bu yolda, hizmet-i imaniyede (iman hizmetinde) onlar devam edeceklerdir ve benim maddi ve manevi herşeyden feragat mesleğimden ayrılmayacaklardır Yalnız ve yalnız Allah rızası için çalışacaklardır İnşaAllah Benimle beraber çok talebelerim de türlü türlü musibetlere, eza ve cefalara maruz kaldılar, ağır imtihanlar geçirdiler Benim gibi onlar da bütün haksızlıklara ve haksız hareket edenlere karşı bütün haklarını helal etmelerini isterim Çünki onlar bilmeyerek, kader-i İlahi'nin (Allah'ın belirlediği kaderin) sırlarına, derin tecellilerine akıl erdiremeyerek bizim davamıza, hakikat-ı imaniyenin inkişafına (ortaya çıkmasına, yayılmasına) hizmet ettiler Bizim vazifemiz onlar için yalnız hidayet temennisinden ibarettir27


__________________
efşan isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 18.10.08   #12
Moderator
 
efşan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 15-02-08
Mesajlar: 2.142
Tecrübe Puanı: 543 efşan has a reputation beyond reputeefşan has a reputation beyond reputeefşan has a reputation beyond reputeefşan has a reputation beyond reputeefşan has a reputation beyond reputeefşan has a reputation beyond reputeefşan has a reputation beyond reputeefşan has a reputation beyond reputeefşan has a reputation beyond reputeefşan has a reputation beyond reputeefşan has a reputation beyond repute
Cool
1- Sikke-i Tasdik-i Gaybi, sf 188 2- Büyük Sözler, sf 805
3- Necmettin Şahiner, Son Şahitler Bediüzzaman Said Nursi'yi Anlatıyor, Yeni Asya Yayınları, Nesil Matbaacılık AŞ, İstanbul 1993, cilt 2, sf288
4- Tarihçe-i Hayat - Barla Hayatı - sf 2144
5- Necmettin Şahiner, Son Şahitler Bediüzzaman Said Nursi'yi Anlatıyor, Yeni Asya Yayınları, Nesil Matbaacılık AŞ, İstanbul 1993, cilt 2, sf170
6- Necmettin Şahiner, Son Şahitler Bediüzzaman Said Nursi'yi Anlatıyor, Yeni Asya Yayınları, Nesil Matbaacılık AŞ, İstanbul 1993, cilt 2, sf419
7- Necmettin Şahiner, Son Şahitler Bediüzzaman Said Nursi'yi Anlatıyor, Yeni Asya Yayınları, Nesil Matbaacılık AŞ, İstanbul 1994, cilt 3, sf54
8- Necmettin Şahiner, Son Şahitler Bediüzzaman Said Nursi'yi Anlatıyor, Yeni Asya Yayınları, Nesil Matbaacılık AŞ, İstanbul 1994, cilt 3, sf73
9- Necmettin Şahiner, Son Şahitler Bediüzzaman Said Nursi'yi Anlatıyor, Yeni Asya Yayınları, Nesil Matbaacılık AŞ, İstanbul 1994, cilt 3, sf104
10- Büyük Tarihçe-i Hayat, sf 8
11- Büyük Tarihçe-i Hayat, Isparta Hayatı sf 608 (sf 2207)
12- Necmettin Şahiner, Bilinmeyen Taraflarıyla Bediüzzaman Said Nursi, Kronolojik Hayatı, Nesil Matbaacılık AŞ, 13 baskı, sf 315
13- Necmettin Şahiner, Son Şahitler Bediüzzaman Said Nursi'yi Anlatıyor, Yeni Asya Yayınları, Nesil Matbaacılık AŞ, İstanbul 1993, cilt 2, sf21
14- Necmettin Şahiner, Bilinmeyen Taraflarıyla Said Nursi, Kronolojik Hayatı, Nesil Matbaacılık AŞ, 13 baskı, sf 373 Lem'alar / Yirmi Altıncı Lem'a - sf 721-722 Lem'alar, sf 247
15- Şualar, On dördüncü Şua, sf 368
16- Necmettin Şahiner, Son Şahitler Bediüzzaman Said Nursi'yi anlatıyor, Yeni Asya Yayınları, Nesil Matbaacılık AŞ, İstanbul 1994, cilt 3, sf93-94
17- Büyük Tarihçe-i Hayat, Isparta Hayatı, sf604
18- Necmettin Şahiner, Son Şahitler Bediüzzaman Said Nursi'yi Anlatıyor, Yeni Asya Yayınları, Nesil Matbaacılık AŞ, İstanbul 1993, cilt 2, sf196
19- Necmettin Şahiner, Son Şahitler Bediüzzaman Said Nursi'yi anlatıyor, Yeni Asya Yayınları, Nesil Matbaacılık AŞ, İstanbul 1993, cilt 2, sf313
20- Necmettin Şahiner, Son Şahitler Bediüzzaman Said Nursi'yi anlatıyor, Yeni Asya Yayınları, Nesil Matbaacılık AŞ, İstanbul 1993, cilt 2, sf318
21- Necmettin Şahiner, Son Şahitler Bediüzzaman Said Nursi'yi anlatıyor, Yeni Asya Yayınları, Nesil Matbaacılık AŞ, İstanbul 1993, cilt 2, sf328
22- Necmettin Şahiner, Son Şahitler Bediüzzaman Said Nursi'yi anlatıyor, Yeni Asya Yayınları, Nesil Matbaacılık AŞ, İstanbul 1994, cilt 3, sf110
23- Necmettin Şahiner, Son Şahitler Bediüzzaman Said Nursi'yi anlatıyor, Yeni Asya Yayınları, Nesil Matbaacılık AŞ, İstanbul 1993, cilt 2, sf336
24- Büyük Sözler, sf 816
25- Necmettin Şahiner, Son Şahitler Bediüzzaman Said Nursi'yi anlatıyor, Yeni Asya Yayınları, Nesil Matbaacılık AŞ, İstanbul 1994, cilt 3, sf108
26- Tarihçe-i Hayat, Isparta Hayatı, sf 2226
27- Emirdağ Lahikası, sf 455 (Emirdağ Lâhikası (2) - Mektup No: 70 -s1843)

__________________
efşan isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Yeni Konu açmadan önce  ARAMA yapınız,konu tekrarı olanlar SİLİNECEKTİR. Cevapla

Bookmarks

Tags
amerika’da, islam, risale-i

Seçenekler
Stil



Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 04:23 .


Vbulletin 3.7.2 Gold
Copyright ©2000 - 2006, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.2.0 RC8
Tekasür 1-2: Kibrine yenilip hep daha fazlasını isteyerek hayatını zehir etme
Muhakeme.net Eğitimsiteleri, tüm eğitim siteleri, eğitim sitenizi ekleyin, ödev siteleri Popüler Siteler