CÜMLEDE ANLAM

Cümlede anlam konusu, cümlenin anlamını sağlayan belli kalıplar, öğeler yardımıyla ancak sınırlandırablle- ceğlmlz çok geniş bir konudur. Cümlenin yüklem kip ve çatıları, soru, ünlem gibi anlam özellikleri, sıfat ve zarflar, tekrarlar cümlenin anlamını oluşturmada ana etken unsurlardır. Lise müfredatında konu Haber ve dilek kipleri eksenli olarak ele alınmış, buna cümlelerin metinde kazandıkları anlamları bakımından cümle İncelemeleri eklenmiştir.

1. YÜKLEMDEN KAYNAKLANAN ANLAM ÖZELLİKLERİ

a) Olumlu Cümle
Yüklemi olumlu çekimlenmiş cümlelerin yargıları da olumludur.
❖ Kitap okumaya ihtiyacımız vardır.
❖ İşsizlik gittikçe artıyor.
❖ Buraya yeni bir bahçe yapılmalıdır.
❖ Yazılanları hemen okuyorduk.

b) Olumsuz Cümle
Yüklemi olumsuz çekimlenmiş cümlelerin yargıları da olumsuzdur.
❖ Yaptıklarınızı beğenmiyorum.
❖ Bu eserden her yerde yoktur.
❖ Hava kapalıysa buraya gelmezler.
❖ Bu çocuk da bir türlü ders çalışmıyor.
NOT
Biçimce olumlu çekimlendiği halde anlamca olumsuzluk bildiren cümlelerde vardır;
• İnsan büyüklerini hiç üzer mi! (üzmez)
• Eline geçirdiğin parayı hemen harcamalı mısın? (harcamamalısın)
NOT
Biri olumlu, biri olumsuz çekimlenmek üzere art arda getirilen fiillerle de olumlu ve olumsuz cümleler elde edilir.
• Tatile gitmek istiyor değilim, (istemiyorum-olum- suz)
• Bu mesleği severek seçmiş değilim, (severek seçmedim-olumsuz)
NOT
İki olumsuz fiil yan yana getirildiğinde anlamca olumlu bir yargı elde edilir.
• Burada oturmak istemiyor değilim, (istiyorum-o- lumlu)
• Bu soruları beğenmedim diyemem, (beğen- dim-olumlu)

c) Soru Cümlesi
Cevap gerektiren sorulu cümlelerdir.
❖ Bu romana kaç lira verdin?
❖ Sınıfa en erken kim geldi?
❖ Dersi anladınız mı?
❖ Hangi şiiri beğendiniz?
NOT
Cevap gerektirmeyen sorulu cümleler de vardır. Bu cümleler soru cümlesi olarak kabul edilmez. Daha çok şaşkınlık bildirir. Yani böyle cümleler duygu yoğunluklu cümlelerdir. Bunlar ünlem cümlesidir.
• Sen böyle bir sözü nasıl söylersin! (azarlama)
• Bu basit elbiseye o kadar para verilir mi! (şaşma)
• Bu balkonda da oturulmaz mı! (beğenme)

d) Şart Cümlesi
Şart kipiyle çekimlenen yüklemlerin cümleleridir. Şart bildiren yargılar genelde birleşik cümle içindeki yan cümlenin yargısıdır. Temel cümlenin yüklemi şart kipiyle çekimlenip bırakılmaz; bırakılırsa dilek anlamı öne çıkar.

Örnekler:
❖ Böyle çalışırsak sınavda başarılı oluruz.
❖ Yağmur yağarsa ürün bollaşır.
❖ Dikkatli okusa konuyu anlayacak.
NOT
Şart kipi çekimi dışında da şart anlamı sağlanır.
• Başarılı olmak İsteyenin daha dikkatli davranması gerekmez mi?
• Dinlenmemiz için çalışmaya mecburuz.
• Başarmak için çalışmak zorundayız..

e) Dilek Anlamlı Cümleler
Türkçede dilek-şart kipi -se, -sa ekleriyle sağlanır. Bu eklerle çekimlenen fiiller ya dilek ya da şart anlamıyla öne çıkar. Şart anlamlı cümlelere değindik. Dilek anlamlı cümlelere örnekler:
❖ Vaktim olsa da resim yapsam.
❖ Şarkı dinlesem de dinlensem.
❖ Maddi imkânım çok olsa da fakirlere yardım etsem.
❖ Şöyle biraz uzansam.
❖ Bu yaz on günlük bir tatil yapsam.

f) İstek Anlamlı Cümleler
Ffiillerin istek kipi eki (-e, -a) ile çekimlenmesiyle beliren anlam özelliğidir.
Yukarıda ‘dilek’ anlamlı cümlelere değindik. Günlük kullanımlarımızda dileme ile isteme arasında bir fark gözetmiyoruz. Ancak fiillere -e, -a ile sağlanan isteme anlamını da gözden uzak tutamayız.
Örnekler:
❖ Bir dondurma da sana alayım.
❖ Artık halamları ziyaret edeyim.
❖ Size Fuzuli’den bir şiir okuyayım.
❖ Kavga yapan çocukları barıştıralım.
❖ Biraz da Trabzon yaylalarında kalalım.

g) Gereklilik (Mecburiyet) Bildiren Cümleler
Hem ‘gereklilik’, ‘mecburiyet’ sözcükleriyle hem de -meli, malı kip ekleriyle sağlanan anlamlardır. Bunların
dışında da aşırı duygu yüklemesiyle de gereklilik anlamı sağlanır.
Örnekler:
❖ Bundan böyle bugünün işini yarına bırakmamalıyız.
❖ Her Türk, Atatürk’ün Gençliğe Hitabesini okumalı, anlamalı.
❖ Vakti geçtiği halde borcunu nasıl ödemezsin, (burada uyarı, kapalı tehdit anlamının yanı sıra ‘ödemelisin, ödemen gerekir’ anlamı da vardır.
❖ Başarılı olmak istiyorsak çalışmalıyız. (Çalışmamız gerekir, çalışmak zorundayız.)
h) Dua, Yalvarma Anlamlı Cümleler
Fiillerin ‘emir’ kipinde dua, yalvarma anlamı da vardır. İşte bu anlamlarla yüklenen cümlelerdir.
❖ Allah rızası için bir sadaka ver! (yalvarma)
❖ Allah’ım devletimizi daima payidar kıl! (dua)
❖ Rabbim, çocuklarıma kötü gün gösterme, (dua)
❖ Konuyu öğren ve sınıfa anlat! (gerçek anlamda emir cümlesi)
❖ Allah kötü niyetlilerin belâsını versin! (kötü istek, kötü dilek beddua)

i) Emir Kipinde Çekimlenmeyen Emir Anlamlı Cümleler
Gelecek zaman kipinde ince bir emir anlamı da saklıdır. Bu anlamıyla öne çıkan cümleler vardır.
Örnekler:
❖ Bu soruları yarına kadar çözeceksin.
❖ Hava kararmadan hepiniz evde olacaksınız.
❖ ‘İçinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şeraitini düşünmeyeceksin.’
❖ Bundan böyle derslere geç kalmayacaksın.

j) Eylemin Sözden Önce Yapıldığını Bildiren Cümleler
Di’li geçmiş zaman veya miş’ li geçmiş zaman kipiyle çekimlenen yüklemlerin cümleleridir.
❖ Alper bayram töreninde şiiri güzel okudu.
❖ Nergis sınıfa yeni kitaplar getirdi.
❖ Bu ağaçları bu bahçeye dedem dikmiş.

k) Eylemin Sözden Sonra Yapıldığını Bildiren Cümleler
Gelecek zamanda çekimlenen yüklemlerin cümleleridir.
❖ Yarın kırlara çıkacağım.
❖ Ben de yüksek puanlar alacağım.
❖ Bu sınav sıkıntısından çalışarak kurtulacağım.

l) Eylemle Sözün Aynı Anda Olduğunu Bildiren Cümleler
Şimdiki zaman kipiyle çekimlenen yüklemlerin cümleleridir.
❖ Yeni bir roman okuyorum.
❖ Karşı dağları seyrediyorum.
❖ Geleceğimizi kurtarmak için çalışıyoruz.
❖ Bizim dağlara kar yağıyordun

m) Gerçekleşmeyen Beklentileri Bildiren Cümleler
Özellikle gelecek zamanın hikâyesi ile çekimlenmiş fiillerin cümleleridir.
❖ Binanın tamiri bugüne kadar bitmiş olacaktı.
❖ Hani sınavdan yüksek not alacaktın.
❖ Borcunu bu zamana kadar kapayacaktın.

n) Eylemin Her Zaman Yapılabileceğini Bildiren Cümleler
Geniş zaman kipiyle çekimlenen yüklemlerin cümleleridir.
❖ Pazarları çarşıya iner evin ihtiyaçlarını alır.
❖ O her zaman buralara uğrar.
❖ Akşamları televizyon seyretmez, kitap okur.
❖ O, bu saatlerde kütüphanede olur.

2. CÜMLE VURGUSUNDAN KAYNAKLANAN ANLAM ÖZELLİKLERİ
Türkçede yükleme en yakın söz veya söz gruplarında anlam yoğunlaşması olur ve bu yoğunlaşmaya ‘cümle vurgusu’ denir.
a. Öznenin Vurgulanması
Öznenin yükleme en yakın yere getirilmesidir.
❖ Bu yağlıboya tabloları geçen yıl Burhan yapmıştı.
❖ Bu salonda yarın Begimay konuşacak.
❖ Olayların gidişatını değişik yayın organlarından sen takip edeceksin.

b. Nesnenin Vurgulanması
İşten etkilenen varlığı anlatan sözcüğün veya söz grubunun yükleme en yakın yere getirilmesidir.
❖ Öğrenciler bayram günü orada bu elbiseleri giyecek.
❖ Kimse bundan böyle çarşıda pazarda satılan sağlıksız besinleri tüketmemeli.
❖ Dün, kütüphanenin köşesine çekildiğimde elimde bu tarihi roman vardı.

c. Eylemin Nasıl Yapıldığının (Durum Zarfının) Vurgulanması
Eylemin nasıl yapıldığını bildiren sözcüğün yükleme en yakın yere getirilmesidir.
❖ Çocuklar orda dün bütün şiirleri severek okudu.
❖ Annem bayram elbiselerimizi özenle ütülerdi.
❖ O gün herkes şarkıları büyük bir içtenlikle söyledi.

d. Eylemin Yapıldığı Veya Yöneldiği Yerin Vurgulanması
Yer öğelerinin yükleme en yakın yere getirilmesidir.
❖ Şakir bizi o gün evinin önünde karşılamıştı.
❖ Dün akşama doğru arkadaşımla okuldan ayrıldık.
❖ Komşu kadın, Şaziye Hanım, her akşam anneme seslenir.

e. Eylemin Yapıldığı Yapılacağı Zamanın Vurgulanması
Zaman bildiren sözcüğün yükleme en yakın yere getirilmesidir.
❖ Aytmatov’un ünlü romanını yıllar önce okumuştum.
❖ Sanat dünyasını hareketlendiren bu eleştiri elime bugün ulaştı.
❖ Bu nazik insanlar bu salonda her bayramın ikinci günü toplanır.

ÖRNEK
Aşağıdakilerin hangisinde özneyle birlikte olanlar anlamca vurgulanarak cümlenin en önemli öğesi durumuna getirilmiştir?
A) Aybike dün arkadaşlarıyla bu masada oturuyordu.
B) Bu masada dün arkadaşlarıyla Aybike oturuyordu.
C) Dün Aybike bu masada arkadaşlarıyla oturuyordu.
D) Aybike arkadaşlarıyla bu masada dün oturuyordu.
E) Aybike bu masada dün sakin sakin oturuyordu.
ÇÖZÜMÜ
A seçeneğinde dolaylı tümleç (eylemin yapıldığı yer)
B seçeneğinde özne (eylemi yapan), D seçeneğinde zaman zarfı (eylemin yapılış zamanı), E seçeneğinde durum zarfı (eylemin nasıl yapıldığı) vurgulanmıştır. C seçeneğinde ‘arkadaşlarıyla’ sözcüğü vurgulanmıştır. Bu sözcük öznenin (Ayblke’nln) birlikte oturduğu kimselerdir. Bu sözcük edat tümlecini oluşturur.
Cevap:c

3. YÜKLEMİN YAPILIŞ ÖZELLİĞİNDEN KAYNAKLANAN ANLAM ÖZELLİKLERİ

a. Süreklilik Anlamlı Cümleler
❖ Siz böylece oturadurun.
❖ Aynı sözler yıllardır söylenegeliyor.
❖ Olaylar karşısında şaşakaldık.

b. Tezlik Anlamlı Cümleler
❖ Şiiri okuyuverdi.
❖ Misafir var, kapıyı açıveriniz.
❖ Soruları teker teker cevaplayıverdi.

c. Yeterlilik Anlamlı Fiillerin Cümleleri
❖ Çocuk bir yaşına varmamasına rağmen yürüyebiliyor.
❖ Okula başlayalı az zaman geçmesine rağmen okuyabiliyor.
❖ Bu yokuşu çıkamam.

d. İhtimal Anlamlı Cümleler
Yeterlilik birleşik fiili (ebil-) bazı kullanımlarında ise cümleye ihtimal (olasılık) anlamı katar.
❖ Şemsiyelerimizi alalım, yağmur yağabilir.
❖ Eve erken dönelim, annem merak edebilir.
❖ Paketleri yavaş taşıyalım, içindekiler kırılabilir.

d. Uyarı Anlamlı Cümle:
❖ Onun eline düşmeyegör.
❖ Bu kentte geceleri sokakta kalmayagör.
❖ Bir zafiyetini tespit etmeyegörsünler…
NOT
Uyarı anlamlı cümlelerden sonra bu cümleye bağlı anlatımların gelmesi gerekir. Bu ifadeler beklenmeyen kötü durumları anlatmak içindir.
Örnek: Paranız bitmeye görsün, kimseden beş kuruş alamazsınız.

4. AKTARMA ÖZELLİĞİNE GÖRE CÜMLELER
Düşüncelerin, düşüncelerin sahibinden mi başkası tarafından aktarma ile mi anlatılmasıyla, ilgilidir.

a. Doğrudan Anlatımlı Cümleler
Yazarın bir başkasının sözlerini hiç değiştirmeden aktardığı anlatımlara doğrudan anlatım denir.
❖ Atatürk: ‘Ne mutlu Türküm diyene!’ dedi.
❖ Öğretmenim: ‘Ödevlerinizi mutlaka kendiniz yapınız.’ dedi.
❖ Muhtar, köylülere, yarın akşam köy meydanında toplanın, dedi.
❖ Edebiyat öğretmenimiz, Aytmatov gelmiş geçmiş en büyük edebiyatçıdır, dedi.
NOT
Aktarma sözler iki noktadan sonra tırnak içinde verilebildiği gibi iki virgül arasında da gösterilir. Yukarıdaki cümlelerde bu iki kullanımın örnekleri vardır.
ÖRNEK
Aşağıdakilerin hangisi doğrudan anlatıma örnek gösterilebilir?
A) Baharın gelişiyle kelebekler dans etmeye başladı, dedi.
B) Doğa güzelliklerinin gönlüne zenginlikler kattığını söylerdi.
C) İnsanlar bildiği kadar düşünür, bilgi olamadan düşünce olmaz.
D) Zonguldak’tan gelirken bize de uğrayacağını söylerdi.
E) Buralarda çok eskiden değirmencilikle uğraşan insanların olduğunu anlatıyorlar.
ÇÖZÜMÜ
A seçeneğindeki ‘Baharın gelişiyle kelebekler dans etmeye başladı.’ Cümlesi başkasına ait bir cümledir. Bu cümle yazar tarafından hiçbir değişikliğe uğratılmadan verilmiştir. Böyle aktarımlar doğrudan anlatımdır. Cevap A seçeneğidir. B, D, E seçeneklerinde ise başkasına ait sözler yazarın ağzından aktarıldığı için böyle anlatımlara ‘dolaylı anlatım’ denir. C seçeneğindeki cümle bir bildirim, açıklama cümlesidir.
Cevap:A

b. Dolaylı Anlatım
Başkasın ait bir sözün (cümlenin) yazarın ağzıyla kısmen değiştirilerek aktarıldığı anlatımlardır.
❖ Babaannem buralarda çok güzel düğünlerin yapıldığını anlatırdı.
❖ Çocukların ilgi alanlarının tespit edilmesi ve buna yönelik okullara yönlendirilmesi gereğini söylediler.
❖ Dedikoduların sosyolojik bir kanser olarak algılanması gerektiğini söylerdi.
❖ Annem, eve gelirken ekmek ve elma almamı söyledi.
❖ Öğrencilerin, sorularının çok zor olduğunu dile getirirdi.
❖ Atatürk, bütün ümidinin gençlikte olduğunu söyledi.
ÖRNEK
I. Bu yemyeşil ovaların üzerinde uçuşan kelebekler gibiyim, derdi.
II. Kültürel algılamalarla daha uyumlu bireyler olmamız gerektiğini söylerdi.
III. Reşat Nuri ile Yakup Kadri’nin eserlerinin lezzetine ulaşmamız lazım, diye devam etti.
IV. Konuşmalarınızı can kulağıyla dinleyeceğim artık.
V. Türk kültürünün gelişme çağlarını iyi takip etmemiz lazım gelmez mi, dedi.
Yukarıdaki cümlelerin hangisi dolaylı anlatıma örnek olabilir?
A) I B) II C) III D) IV E)V ÇÖZÜMÜ
II. cümledeki ‘Kültürel algılamalarla daha uyumlu bireyler olmamız gerektiğini söylerdi.’ cümlesi bir başkasının cümlesinin yazarın ağzından aktarımızdır. Böylece bu cümle dolaylı anlatım örneğidir.
Cevap: C

5. BAĞLAÇLARIN CÜMLELERE KATTIĞI ANLAM ÖZELLİKLERİ

I. De Bağlacı
a. Başkalarına olduğu gibi – size de bir roman hediye etmeliyim.
b. Başkaları olduğu gibi – siz de bize gelmelisiniz.
c. Başkalarını olduğu gibi – sizi de davet etmişler.
d. Başkalarından olduğu gibi – sizden de umutluyum, derdi.
e. Başkalarında olduğu gibi – sizde de ne cevherler var.

II. Ne… ne Bağlaçları Cümlenin Anlamını Olumsuzlaştırır.
❖ Ne aradı ne sordu.
❖ Ahmet ne buraya geldi ne de haber gönderdi.
❖ Bu yıl ne kayısılar ne şeftaliler meyve verdi.

Ne… ne bağlaçlarıyla yüklem arasına bir ara söz girerse cümlenin yüklemi biçimce de olumsuzlaştırılır.
❖ Haşan buraya ne dün ne bugün, İnanın gelmedi.
❖ Bundan böyle ne buralarda ne oralarda, herkes de biliyor kİ, onlar yer tutamaz.

III. ‘Ki’ Bağlacının Kullanımı
❖ Ahmet çalıştı ki başarılı oldu (neden – sonuç)
❖ Verilen ilaçları günü gününe kullanmadı ki iyileşsin.) olumsuz durumun gerekçesi – nedeni)
❖ Tatilciler çok bunalmış olacaklar ki plajları erken terk ettiler, (neden – sonuç)

IV. ‘Ama, Fakat, Lâkin, Ancak’ Bağlaçları
Bu bağlaçlar olumlu bir yargıdan sonra gerçekleşmesi beklenen ama gerçekleşmeyen durumları bildiren olumsuz cümleleri (yargıları) önceki cümleye bağlar.
❖ Çok çalıştık ancak başaramadık.
❖ Oldukça fazla para kazandı fakat o para ev almaya yetmedi.
❖ Sabaha kadar çalıştık lâkin işi tamamlayamadık.
❖ Konuyla ilgili her şeyi anlattım ancak onları düşüncelerinden caydıramadım.
ÖRNEK 1
İhsan bu fabrikada çok para kazandı… Yine de mutlu olamadı.
Yukarıdaki cümlede boş bırakılan yere aşağıdaki bağlaçlardan hangisi getirilemez?
A) ama B) fakat C) lâkin
D)çünkü E) ancak
ÇÖZÜMÜ
A, B, C, E seçeneklerindeki bağlaçlar boş bırakılan yere getirildiğinde iki bölüm anlamlı bir bütünlük oluşturuyor. D seçeneğindeki ‘çünkü’ bağlacı iki bölümü gerekçe ilgisiyle bağlayabilir. Örnek cümlede gerekçe ilgisi aranmamaktadır.
Cevap:D

V. Zira
Bilinen gerekçenin belirtilmesi
Hüsnü penaltıyı gole çeviremedi zira hiç çalışmıyor ki…
‘Zira’ ile ‘çünkü’ cümlelere aynı anlam ilgisini katar.
Hülya derslerinden yine zayıf alıyor çünkü (zira) hiç çalışmıyor ki…( beklenen olumsuzluk)

VI. İse
Karşılaştırmalı bağlaç:
• Olcay akşama kadar geziyor Oktay ise odasından çıkmadan çalışıyor.
• Ümit sinemalardan, tiyatrolardan geri gelmiyor Ayşe ise evinden çıkmıyor.

6. CÜMLELRİN DEĞİŞİK ÖZELLİKLERİNDEN KAYNAKLANAN ANLAM ÖZELLİKLERİ
Önyargılı Cümleler: Gelecek, olacak hakkında önceden yargıda bulunan cümlelerdir.
• Kırk dereden su getirseniz onları ikna edemezsiniz.
• Bu çocuk bu kafayla ne yaparsa yapsın öğretmenlerinin gözüne giremez.
• Ne yaparsanız yapınız onun gönlünü kazanamazsınız.
Tahmin Anlamlı Cümleler: Yargısı kesinlik bildirmeyen cümlelerdir. Olmaya yakınlık bildirir.
Bu sınavdan iyi bir puan alabilirim.
Bu çocuk yanlış kişilerle geziyor olmalı.
Mehmet’in o gün okula gitmediğini düşünüyorum.
Paramızın bize iki hafta yeteceğini zannediyoum.
Varsayım Cümleleri: Olmayan bir durumu var kabul eden yargıları bildiren cümlelerdir.
• Diyelim ki KPSS’den yüksek puan aldınız atanabilecek misiniz?
• Milli Piyango’nun büyük ikramiyesinin size çıktığını düşünelim, o parayla ne yaparsınız?
• Üniversiteyi kazandığınızı varsayalım; bu hayatı kurtarmanıza yeterli mi?

Gerekçesiyle Birlikte Verilen Cümleler: Cümlede bildirilen olumsuzluğun nedeninin, gerekçesinin bildirildiği cümlelerdir.
• Gelecek bugünden zor görünüyor çünkü bugünün insanı borçlanarak geleceğe sorun aktarıyor.
• Afife Hanım kolay kolay iyileşmez, zira ilaçlarını disiplinli kullanmıyor.
• Sınıfta kalmasına şaşmadım, zira hiç çalışmıyordu.

Kararsızlık Bildiren Cümleler:
• Acaba onu mu önce okusam bu romanı mı?
• Oraya bugün mü yoksa yarın mı gideyim diye düşünüyorum.
• Parayı ona mı vereyim, sana mı diye bekledim. Şaşma Anlamlı Cümleler:
• Sen de mi buralardaydın!
• Yıllar sonra onunla bir düğünde karşılaşmaz mıyım?
• Nasıl olurda Sevcan bu dersten kalır, anlayamadım!

Beğenme (Övme) Anlamlı Cümleler:
• Ay ne güzel bahçe, gel biraz oturalım!
• O doğayı görecektiniz; eşi, benzeri yok!
• Şiiri bir okudu bir okudu, tekrar tekrar okumasını isterdiniz.

Özgüven Bildiren Cümleler: Kişinin kendisine güveninin anlatıldığı cümlelerdir.
• Başkalarına göre sorun olan işler bana vız gelir.
• Bu zor problemleri rahatlıkla çözebilirim.
• Senin şaheser dediğin şeyler benim için eğlence… Israr Bildiren Cümleler:
• Çikolata isterim diye tutturdu.
• Onlar ne derse desin bu mahalleden ayrılmam.
• İlle de kırmız elbise diye, başımın etini yedi.
• Üzümlü kek anne, üzümlü kek başka olmaz.

Bıkma, Usanma Bildiren Cümleler:
• Şu zil de ikide bir ötüp duruyor.
• Senin bu aykırı taleplerinden gına geldi ha!
• Onların aykırı tavır ve isteklerinden mahalleyi terk edeceğim geliyor.
• Şu YGS’ye bir daha giresim gelmiyor.

Karşılaştırma Bildiren Cümleler:
• Doğu Anadolu Bölgesi Karadeniz Bölgesi’nden yağışlı değildir.
• Bugün hava daha sıcak oldu.
• Divan Edebiyatında Halk Edebiyatından fazla şair yetişmiştir.
• Hasta düne göre daha iyi.

Karşılaştırma ve Üstünlük Bildiren Cümleler:
• Ağrı Dağı Türkiye’nin en yüksek dağıdır.
• Okulda Ali’den çalışkanını görmedim.
• Dünya nehirlerinin en çok su taşıyanı Missisipi’dir.
• Masallar çocukların hayal güçlerini genişletirken onları hayatın gerçeklerinden uzaklaştırarak
ileride telâfi edilmez hasarlara da yol açabilmektedir.
• Eserin akıcı üslubu konusunun sıradanlığını unutturuyor.
• Bulutsuz bir havada Karadeniz dağlarında gezinmek ömre ömür katar ama duman karşı tepelerden bir dökülmeyegörsün birden göz gözü görmez olur, bunalırsınız.

Hayıflanma Bildiren Cümleler: Acınmak, üzülmek, yerinmek, esef etmek anlamlı cümlelerdir.
• Bu çocukları hep böyle perişan mı göreceğim.
• Ne güne dek Türk yurtları birbirinden yarı yaşayacak!
• Ah baba ocağı seni böyle harap mı görecektim.
• Nasıl olur da onların kalbini kırarım!
• Yine mi aynı hatayı yaptım!

Hoşnutsuzluk, Şikâyet Bildiren Cümleler:
• Aşırı sıcaklardan ve nemden dışarı çıkamaz olduk.
• Kaldırımların darlığından sokağa çıkasım gelmiyor.
• Şiirinin her dizesinde kendisi, kendi dünyası var; şair biraz da okuyucusunu yaşatır eserinde.

Amaca Yönelme Bildiren Cümleler: ‘Üzere’, ‘gayesiyle’, ‘amacıyla’ ve bazı kullanımlarıyla ‘için’ sözcüğünün cümleye kattığı anlam özelliğidir.
• İş bulabilmek için nelere katlanıyoruz ki…
• Teyzemleri ziyaret etmek üzere yola çıkmıştık.
• Şiir okumak gayesiyle yaptığı hazırlıklar var.
• Para kazanmak için gece gündüz çalışıyor.

ÖRNEK 1
Aşağıdaki cümlelerin hangisi amaca yönelme anlamı taşımaz?
A) Çocuğu oyalamak için eline bir oyuncak verdi.
B) Telefon aboneliğini iptal ettirmek için idareye dilekçe verdi.
C) Bulutları üstten aşağı seyretmek için yüksek dağların doruklarına çıktı.
D) Birlikte çalıştığı müdürüyle anlaşamadığı için görevinden istifa etti.
E) Ülkenin dış borçtan kurtulması için yabancı marka mal tüketmemeye karar verdi.
ÇÖZÜMÜ
A, B, C, E seçeneklerinde ‘için’ sözcüğü cümleye gayesiyle, amacıyla anlamını katarken D seçeneğinde sebep
sonuç ilişkisi katmaktadır.
Cevap:D

Sebep-Sonuç İlgisi Taşıyan Cümleler: İleri sürülen yargının nedeninin birlikte verildiği cümlelerdir. Bazen paragraflarda yargı ve neden (sebep) farklı cümlelerde verilebilir.
• Havalar birden soğuduğundan hastalandık.
• Makine gürültüsüne dayanamadığı için bu fabrikada çalışmaktan vazgeçti.
• Yağmur bastırınca sığınacak yer aradık.
• Bol bol tükettik, şimdi kara kara düşünüyoruz.
• Toplumda sevgi, saygıyı bitirirseniz haksızlıklar, yanlışlıklar hesaplanamaz derecede artar.
NOT
‘Dolayı’ edatıyla sağlanan sebep sonuç ilgisi taşıyan cümlelerde anlatım bozukluğuna neden olunabil- mektedir.
Çalışmadığımdan dolayı kazanamadım.
Çalışmadığından kazanamadın. Cümlelerinde bir anlam farkı yoktur. Cümleye farklı bir anlam katkısı olmayan ‘dolayı’ sözcüğünün cümlede bulunması anlatım bozukluğuna neden olur. Bu tür kullanımlara dikkat etmek gerekir.

Öznel Yargılı Cümleler: Yargılarına herkesin katılmadığı kişiden kişiye yani özneden özneye değişen yargıları bildiren cümlelerdir. Duyguların karıştığı yargılardır.
• Bu kadar güzel yemekleri hiçbir yerde bulamazsınız.
• Onun şirin sözleri hepimizi büyüledi.
• Doğu Anadolu Bölgesi baş döndürecek kadar yüksek dağlar ve esrarlı vadilerle doludur.
• Onun kaleminin sihirli gücü her okuyucuyu etkiler.
• Öğretmenin özenli anlatımı dersi kolaylaştırıyor.

Nesnel Yargılı Cümleler: Herkese göre aynı olan, yani değişmeyen yargıları bildiren cümlelerdir. Bu tür yargılar ispatlanabilir, yani bilimsel yargılardır.
• Komşu apartmanda kırk ev vardır.
• Yazarın son romanı dört yüz sayfadan oluşuyor.
• Eserin konusu İstiklâl Savaşı döneminin sosyal olaylarıdır.
• Ziganalar Anadolu’nun kuzeyinde yer alır.
• Halk edebiyatında büyük bir ekseriyetle hece ölçüsü kullanılmıştır.

Özelden Genele, Genelden Özele Yargılı Cümleler:
• Edebiyatı sever ama şiire ayrı bir ilgiyle yaklaşırdı, (genelden özele)
• Bu kentte sanatın her türüne rastlamak mümkündür ancak tiyatro etkinliklerinin yoğunluğu gözden kaçmaz. (genelden özele)
• Eserlerinde kullandığı açık ve akıcı anlatımı bu şiirinde bulamazsınız, (genelden özele)
• Önceleri sadece hece ile şiir yazardı şimdi bütün ölçüleri kullanmakla kalmıyor serbest şiirler de yazıyor. (özelden genele)
• Ben sadece sizi sevmiyorum, bütün komşuları hatta insanları seviyorum, (özelden genele)
• Okuduğum bu eser beni etkiledi, açık söyleyeyim hangi eser etkilemedi ki…(özelden genele)
• Sokaklar caddeler semtler tertemizdi, (özelden genele)

Sitem Anlamlı Cümleler:
• Baksana görmezlikten geliyor.
• Buralara kadar gelmiş de bize uğramamış.
• Hani, dar günümde yanımda olacaktın.
• İşi düşmeyince aramaz, sormaz.

Alay Bildiren Cümleler:
• Onun gibi dostu olanın düşmana ihtiyacı yoktur.
• Bu iyiliklerinizle(l) hepimizi büyülediniz.
• Doktorluktaki yetenekleriniz sayesinde hastanenize bir giren bir daha oradan çıkmak nedir, bilmiyor.
• Aferin oğlum; çalıştın, didindin kimsenin toplayamadığı kadar zayıf notları doldurdun karneye.

İsteklenme Bildiren Cümleler: Bir işi yapmaya meyletmeyi, istekli olmayı bildiren cümlelerdir.
• Bu hafta sonu dağlara çıkasım geliyor.
• Şöyle bir uzanıversem.
• Konuyu anladıkça konuyla ilgili testleri hemen çözesim geliyor.

Aşamalı Durum Bildiren Cümleler: Bir durumun zamana bağlı olarak gelişmesini ve gerilemesini bildiren cümlelerdir.
• Borçlarımız yıldan yıla artıyor.
• Çocuk gittikçe daha güzel okuyor.
• Her deneme sınavından sonra başarımın arttığını görüyorum.
• Hastanın durumu gitgide kötüleşiyor.
• Dün yüz sayfa okudum, bugün iki yüz; yarın üç yüz sayfa okuyacağım.

Kaygılanma Anlamlı Cümleler:
• Bu saate kadar gelmedi, başına bir şey gelmiş olmasın.
• Bu saatte geldiğine göre bunda bir iş var.
• Gideli aylar oldu bir haber göndermemesi düşündürücü.
• İlaç şişeleri masanın üzerindeydi ve annem evde yoktu.
• Merdivende ilk kez kan izleri vardı…

Çıkarım Cümlesi: Görülenlerden görülmeyeni ortaya koyan cümlelerdir.
• Komşulardaki bu telaşa bakarsanız akşama misafirlerinin geleceğini anlarsınız.
• Çarşıdan elleri dolu gelmeye başladılar, demek ki mirası bölüştüler.
• Kadının yüz hatlarına baksan, kaynanasıyla yine atışmış galiba…

Tanım Cümlesi: Bir varlığı veya kavramı o varlığın genelinin değişmez özelliklerini ortaya koyarak sınırlayan anlatımlardır.
• Sanat, insandaki estetik zevki uyandıran etkinliktir.
• Bir toplumun ekonomik hareketlerini bir başka toplum veya kuruluşun belirlemesine sömürü denir.
• Eğitim, bireyde istendik davranışlar meydana getirmeye yönelik etkinlikler bütünlüğüdür.
• Kitap insanı yalnızlıktan güçsüzlükten, atıllıktan kurtaran en faydalı arkadaştır.
• KPSS, işsizleştirilmiş ülke gençliğini yıllarca oyalamaya yeten en heyecanlı uğraştır.

İçerik Cümlesi: Anlatımlarla, buna bağlı olarak eserlerle yani kitaplarla ilgili bir kavramdır. İçerik konu demektir. Kitabın içeriği, anlattıkları yani konusudur.
• Dişi Kurdun Rüyaları adlı romanın içeriği Orta Asya’nın sömürülmesi ve doğasının mahvedilmesidir.
• Donkişot’un içeriği Cervantes’in delilikleridir.
• Edebiyatımızda içeriği köy hayatı olan ilk eser Kara- bibik’tir.

Üslupla İlgili cümleler: Üslup anlatım özellikleridir. Anlatımda eski veya yeni sözcüklerin baskın olarak kullanılması, devrik-kurallı cümlelerin yoğunluğu, kısa-uzun cümle tercihi benzetmeli, abartılı, mecazlı anlatımların tercih edilmesi üslupla ilişkilidir, üslubu belirler.
• Dede Korkut Hikâyeleri’nin yalın üslubu onların etkileyiciliğini arttırıyor.
• Ahmet Haşim birçok şiirinde yabancı sözcüklerin ve kapalı anlatımların esiri oluyor.
• Romanı bir elime aldığımı hatırlıyorum; anlatımındaki akıcılık, heyecan onu bir solukta okumamı sağladı.
• Ahmet Mithat sade dille yani halkın konuşma diliyle yazmaya özen göstermiştir.

Çelişik Yargılı Cümleler: Bu değerlendirme iki cümleyi ilgilendirir.
• Her koyun kendi bacağından asılır.
Babanın ceremesini oğlu çekiyor.
• Bana dokunmayan yılan bin yaşasın.
Kötülükler en çok onu görmeyenlere zarar verir.
• Komşu komşunun külüne muhtaçtır.
Gemisini kurtaran kaptan.
• Her şeyin başı sağlık.
Neylerim parasız sağlığı.

Yukarıdaki cümle grupları anlam yönüyle incelendiğinde bunların birbirlerine aykırı yargılar taşıdığını görürüz. Böyle cümlelere çelişik cümle denir.

Yakın Anlamlı Cümleler: Anlamca birbirleriyle aynı doğrultudaki cümlelerdir. Bu cümleler aynı yargıyı taşımaz. Sadece birbirlerine yakındır. Her sınav türünde bu cümlelerden oluşturulan soruya rastlanır.
• İnsan sevgisi birçok sorunu doğmadan giderir.
• İletişim ve yakınlaşmanın olmadığı toplumlarda sorunlar gittikçe artar.
• Harmanda izi olmayanın sofrada yüzü olmaz.
• İnsanoğlunun yaşamaktan zevk aldığı haklı gururu emekleriyle ortaya çıkmalıdır.
• Bugün bana yarın sana…
• Belalar da mutluluklar da sırasıyladır, çok rahat olma.
• Sanatçı bir eleştirmen gibi davranarak eserini oluşturmalı ki sonra okurlarca hırpalanmamalı.
• Yazarın kendisiyle ilgili yapılabilecek değerlendirmeleri önceden düşünmesi sonraki sıkıntıları ortadan kaldırır.

Bir Durumu Zoraki Kabullenme Anlamlı cümleler:
• Siz böyle istedikten sonra bizim yapacak bir şeyimiz yok.
• İstemeye istemeye orada çalışmaya başladı.
• Takatimin bittiğini anlayınca onların insafına teslim oldum.
• Ona yakışmadığına inandığım elbiseyi nişanlım darılmasın diye aldım.

Sınırlandırma anlamlı cümleler:
• Boşuna atma sen LYS’den en fazla üç yüz puan alırsın puan alırsın.
• Saatte ancak elli soru çözebiliyorum.
• O ev etse etse otuz bin lira eder.
• Bütün eşyalarını on dakikada topla!
• Sana bir sınav hakkı daha veriyorum.

Hafife Alma Önemsememe Anlamlı Cümleler:
• O mu, ateş olsa cürümü kadar yer yakar.
• Borç milyonu aştı mı baklava börek yemeli.
• Borç yiğidin kamçısıdır.
• İki dakikada mı boğulacaksın; hadi atla suya!
• Bir akşam çalışmamayla mı sınıfta kalacaksın, haydi sinemaya.
NOT
Değişik sözcüklerin, sıfatların, zarfların kullanılmasıyla oluşturulacak cümleler sınırsız denecek kadar çoktur. Öyle ise cümlede anlam örneklendirmesinin de sınırı yok gibidir. Yukarıda verilenler sadece örneklendirme amaçlı algılanıp değerlendirilmeli. Her cümlenin ana iletisi ve onunla bütünleşmiş yan iletileri vardır. Cümlenin anlamı, iletisidir. Cümleleri cümle vurgusuna dikkat ederek sağlıklı okumalı ve anlamalıyız. Cümleyi değerlendirirken şahsi kanaatlerimizden uzaklaşmalıyız.
Aşağıda verilen anlam özelliklerine birer örnek de siz yazınız:
Merak:…………………………………………………………………..
İçerik:
Kaygı:
Hayıflanma:
Beğenme:
Şaşma:
Aşamalı durum:
Özelden genele:
Genelden özele:

ÖRNEK 2
Bir romancıyla ilgili aşağıdakilerden hangisi, ayraç
içindeki özellikle uyuşmamaktadır?
A) İşlediği koyu, çizdiği ve betimlediği karakterleri, bunlar arasındaki ilişkileri bugüne değin başka hiçbir romancının yansıtmadığı bir biçimde vermiştir, (özgünlük)
B) Anlatımını oluşturan söz değerlerini seçerken dilin sunduğu tüm olanaklardan yararlanmış, bunları kılı kırk yaran bir tutumla kullanmıştır, (titizlik)
C) Okurken söyleyiş güçlüğü yaratmayan, anlamları herkesçe bilinen sözcükleri seçerek konuşma dilinin özelliklerini içeren, kısa cümleler kurmuştur, (akıcılık)
D) Anlatımındaki ayrıntı zenginliği, ayrıntıları işlevsel bir biçimde verişi onun söylemine inandırıcı bir nitelik kazandırmıştır, (evrensellik)
E) Dili, inceliklerine dikkat ederek güzel bir biçimde kullanması, onu her dönemde okunan, yapıtlarını yaşadığı günlerin sınırı dışına taşıyan bir yazar olmasını sağlamıştır.
(2005 – ÖSS) – D

A. Aşağıdaki cümlelerin yargıları doğruysa parantez içine D, yanlışsa Y koyunuz!
I. (….) Cümlede ne kadar eylem ya da eylemsi varsa o kadar yargı vardır.
II. (….) Cümlede yükleme en yakın öğe anlamca öne çıkarılmış, vurgulanmıştır.
III. (….) Onları her zaman ziyaret ederim cümlesinde anlam kayması vardır.
IV. (….) “Arkadaşlar, yarın Ankara’ya gidiyorum.” Cümlesinin yükleminde anlam kayması yoktur.
V. (….) Ad cümleleri “değil, yok, -sız” gibi unsurlarla olumsuzlaştırılır.
VI. (….) Olumsuz kurulan her yüklemin yargısı olumsuz olmayabilir.
VII. (….) Aynı sözcüklerden oluşturulan farklı dizilişli cümlelerin anlamları da farklıdır.
VIII. (_) Emir kipiyle çekimlenmiş her yüklemin cümlesi anlamca “emir” bildirir.
IX. (….) “Vaktim olsa, kitap okusam” cümlesi şart cümlesidir.
X. (….) Bazı cümlelerdeki olumlu-sorulu biçimler anlamca yargıyı olumsuzlaştırdığı gibi kuvvetlendirirde.

Aşağıdaki cümmleleri anlam bütünlüğü oluşturacak biçimde tamamlayınız!
I. “Harput’a şimdi kar yağıyordun” cümlesi anlamca kesinlik……………………………………………
II. “Yağmur yağmazsa maç açık sahada yapılacak” cümlesinin yan cümlesi temel cümleyi
bakımından tamamlamaktadır.
III. Yüklemi haber kipleriyle çekimlenmiş yüklemlerin cümlelerine…………………………………………..cümlesi denir.
IV. “Bu zayıf notlarla nereye varılır!” cümlesi yargı bakımından………………………………………………………..bildirir.
V. “Akşama varmadan yağmur yağabilir.” cümlesi anlamca………………………………………………………….bildirmez.
VI. “Böyle konularda sizin gibi insanlara hiç güvenmez olur muyum!” cümlesi anlamca …………………………….dur.
VII. “Bu iş burada bitmiştir. “ cümlesinde “-dır” eki cümleye……………………………………………..anlamı katmaktadır.
VIII. “Bu güzel havalarda kırlarda gezesim geliyor.” cümlesi ………………………………………….anlamı taşımaktadır.
IX. “Çocuğun dersleri sınavdan sınava düzeliyor.” cümlesi………………………………….durum bildiren bir cümledir.
X. “Yoluyla giden yorulmaz.” Cümlesi anlamca…………………………………………………………………………cümlesidir.

I. Yazarın bu eserinde dilin inceliklerinin tam anlamıyla kullanıldığını belki diyemeyiz ama seçilen konu eserin her
okur katmanınca beğenilmesini sağlayacaktır……………………………………………………………………………………………
II. Anadolu’nun Anka kuşları bitmez, Anadolu insanı en umutsuz anlarda her tür zorluğu yendiğini varolma yolunda
bütün engelleri yok ettiğini göstermiştir……………………………………………………………………………………………………….
III. Bu roman konusunu köy hayatından almış beş yüz sayfalık başarılı bir eserdir……………………………………………..
IV. Böyle mutlu günlerde sizleri hiç unutur muyum!………………………………………………………………………………………….
D. Aşağıdaki cümleleri emir-istek-dilek- gereklilik, isteklenme, hayıflanma, pişmanlık, haber bildirmelerine göre değerlendiriniz ve cümlelerin sonlarındaki noktalı kısma yazınız!
I. Böyle güzel günlerde kırlara hiç çıkmaz olur muyum!…………………………………………………………………………………..
II. Biraz zaman ayırsam da insanımızın beynini kemiren bazı konular üzerinde çalışsam……………………………………
III. İlkbaharın yaza en yakın olduğu bu ılıman günlerde çiçeklerle kaplanmış dağlarda olasım geliyor……………………
IV. Arkadaşlarını rahatsız edecek, onların verimini düşürecek davranışlardan kaçınmalısın artık………………………….
V. Senin gibi nerede ne söyleyeceğini bilmeyen bir kişiye inanmaz olaydım……………………………………………………….
VI. Sonsuzluğa açılan bir kapı gibi duran gökyüzüne saatlerce bakmalı, öylece düşünmeliyim, derdi……………………..
VII.Güzel arkadaşım, benimle hiç kimsenin kabullenemeyeceği öyle şakaları yapma!
VIII.Okuyanını farklı dünyalara götüren bu güzel eserlerden ben de alayım ve onları okuyayım.
IX. Ah kardeşim, senin de insanları şaşkına çeviren anlaşılmaz tutumlarını nasıl fark edemedim!
X. Yahya Kemal ve Nazım Hikmet’in farklı anlayışlarla şiir yazmalarına rağmen okuyanlarını doyurmuş olmaları insanların ilgilerinin ve ihtiyaçlarının çok yönlülüğünün ortaya çıkışıdır…………………………………………………………..

Aşağıdaki cümleleri taşıdıkları yargıları bakımından karşılaştırma, özelden genele -genelden özele, çelişiklik, kesinlik- ihtimallilik, amaç-sonuç, neden-sonuç, aşamalı durum bildirme gibi yönlerden değerlendiriniz,
yargınızı cümlelerin sonundaki noktalı yere yazınız!
I. Ele aldığı her metni sözcük sözcük, cümle cümle, paragraf paragraf incelerdi…………………………………………………
II. Yazdığı şiirler çok beğenilmiş olmalı ki yazmak için yeni ve geniş mekanlar aramaya, yeni konular keşfetmeye
karar verdi………………………………………………………………………………………………………………………………………………..
III. Sanat insanların ufkunu açmalı, düşüncesini geliştirmeli ki toplum sanatçıya değer versin, sahip çıksın……………
IV. Kazanmanın en sağlam yolu çalışmaktır, bazen de şans oyunlarının da insana umulmadık kadar kazandırdığı
gözden kaçmamaktadır…………………………………………………………………………………………………………………………….
V. Çocuklarımıza verdiğimiz adlar yıldan yıla daha çok yabancı sözcüklerden oluşuyor……………………………………..
VI. 1980 sonrası edebiyatımız bireyi esas almış, onun değişik ortamlardaki bunalımlarına yönelmiştir; 1980’e kadar
ise edebiyatımız roman, şiir ve tiyatro gibi türleriyle toplum ve onun sorunları ekseninde yoğunlaşmıştı……………
VII.Bu saatte bu mekanda o tür bir eğlence düzenleyemezsin, kardeşim.
VIII.Yarınki toplantıya bazı işlerim nedeniyle gelemeyebilirim.
IX. İki sanatçı arasındaki benzerlik veya farkları anlamak için olmalı birçok eser inceledi.
X. Köyleri, kentleri, ülkeleri ve sonunda tüm dünyayı gezdi gördü.

 

8. Sınıf Türkçe Kazanım Testleri ve Cevapları

Milli Eğitim Bakanlığı tarafından okullarda açılan Destekleme ve Yetiştirme Kursları için Kazanım Kavrama Testleri yayınlanmaya başladı. MEB, kurslarda kullanılmak üzere düzenli olarak her hafta konulara göre kazanım kavrama testleri yayınlıyor. Destekleme ve Yetiştirme kurslarında kullanılan bu kazanım testlerini aşağıdaki bağlantılara tıklayarak indirebilirsiniz. Kazanım Kavrama Testleri eklendikçe aşağıdaki liste güncellenecektir. Kazanım Kavrama Testi cevap anahtarlarını yazımızın en altında bulabilirsiniz.

8. Sınıf Türkçe Kazanım Testleri

RAYLAŞ