Dil ve Kültür İlişkisi ve Farkları

0
76

Dil ile kültür birbirinden kopmaz iki kavram gibi görünse de bu, yeterli değildir. “Dil kültürün aynasıdır” sözü iki kavramın ne kadar bütünleştiğini anlatmaya yeterlidir.
Bir dili incelediğimizde o dildeki sözcüklerin değişik ilgi ve kültürel kavramlara dağılımı, o dili kullananların kültürünü, yaşayışını bize net olarak verir. Şiirinde balık kavramını kullanan bir şairin daha çok su ile ilgili bir kültür içinde olduğunu düşünürüz. Güneşin yakıcılığını, kum fırtınalarını, sarı, turuncu renkleri şiirlerinde kullanan bir şairin çöl ikliminde yaşadığını anlarız. Dünya dilleri arasında yapılan bir incelemede aile ile ilgili en çok sözcük ve kavramın Türkçede bulunduğu saptanmıştır. Bundan da Türkler arasında aile birliğinin önemsendiği anlaşılır. Yoğurt sözcüğünün Türkçe olması ve bütün önemli dillerde bu sözcüğün “yoğurt” olarak bulunması, yoğurdu Türklerin bulduğunu ve diğer uluslara tanıttığını anlarız. Diller gerçekten de kültürün aynasıdır. Bu incelemeyi genişlettikçe çok sayıda örnek verebiliriz. Dil ve kültür ilişkileri şöyle gözlemlenebilir:
❖ Dil ve kültür geçmişi geleceğe bağlayan iki ana unsurdur.
❖ Dil ve kültür insanlara ve uluslara kimlik ve kişilik veren iki ana kaynaktır.
❖ Dil ve kültür toplumun oluşmasında olduğu gibi devamında da birleştirici ana unsurdur.
❖ Dil ve kültür toplumun yaşayış biçimini ve niteliğini yansıtır.
❖ Kültür toplumu gelecekteki ülkülere bağlarken dil bu ülküleri fertlere ortak bir biçimde iletir.
DİLİN ÖZELLİKLERİ
❖ En gelişmiş iletişim aracıdır.
❖ Seslerden ve sözcüklerden oluşan ve kurallara dayanan bir iletişim aracıdır.
❖ Düşünce ve zekânın hem ürünü hem göstergesidir.
❖ Dil zamana ve gelişmelere bağlı olarak sürekli gelişir. Bu yönüyle canlı varlıklar gibidir.
❖ Dil sosyal yapıyla ilgilidir ve sosyal bir varlıktır.
❖ Dil bireysel yetenekleri, ilgileri, psikolojik durumu yansıtması bakımından da bireysel karakterlidir.
❖ Dili kullanan kişi mutlaka bir toplumun içindedir ve toplumun bireye verdiği değerler vardır Bu değerler bireyin dili kullanmasıyla ortaya çıkar.. Dil bu yönüyle toplumsal bir yapıdır.
❖ Bireyin içinde bulunduğu ortam ve çağın zihniyeti bireyi etkiler ve bu zihniyet dille anlatım ve ortaya çıkış yolu bulur. Bu bakımdan dil, kullanıldığı çağın zihniyetini yansıtan önemli bir varlıktır.
DİLİN ULUSAL NİTELİKLERİ
❖ Dil ulusal değerlerin taşıyıcısı ve aktarıcısı olması yönüyle ulusal bir yapıdır ve ulusal bir değerdir.
❖ Dil ulusun bütün fert ve gruplarını birleştirdiği için ulusal ve güçlü bir bağdır.
❖ Dil ulusun tarihi ve kültürüyle iç içedir. Onun için ortak duygulanmalar, ortak düşünceler ulusal dille gerçekleşir.
❖ Bir ulusun bütün kültürel değerleri dilde saklıdır ve geleceğe onunla aktarılır. Dilini kaybeden uluslar yok olmaya mahkûmdur.
❖ Dil ait olduğu ulusun bütün kültürel yansımalarını, duygularını, acılarını, sevinçlerini, sosyal ve psikolojik durumunu, beklentilerini özünde saklar ve geleceğe taşır.
İLETİŞİM, DİL VE KÜLTÜR

Konuşma Dili: Günlük hayatın genelinde kullandığımız dildir. Söz dağarcığı yazı ve kültür diline göre daha sınırlı olan ve sadece günlük konuşmada kullanılan doğal dile “KONUŞMA DİLİ” denir.
Yazı Dili: Bir ülkede resmi dil olarak kabul edilen ve her alanda aynı kurallarla kullanılan dile “YAZI DİLİ” denir.

FARKLARI
❖ Bir ülkede tek yazı dili bulunurken birden çok konuşma dili bulunabilir.
❖ Konuşma dili yereldir, doğaldır; yazı dili yapmacıklı ve kuralcıdır.
❖ Konuşma dilinin alanı dar, yazı dilininki geniştir.
❖ Konuşma dili günlük hayatla farklılaşırken yazı dilinde böyle farklılaşmalar görülmez.

RAYLAŞ