muhteva forum

Emirdağ Lahikası

Risale-i Nur icinde Emirdağ Lahikası konusu , Emirdağ Lahikası (22) 83 Mektub a “Allah insanı Rahman suretinde yaratmıştır” hadisinin kısa ve şifreli bir nüktesi: “Aziz, sıddık kardeşlerim, Yüz defadan ziyade, gayet kıymetli bir hakikat-ı imaniye bana görünüyor …

Geri git   muhteva forum > İslam Dini ve Kaynakları > Tasavvuf > Risale-i Nur

Kayıt ol Yardım Üye Listesi Ajanda Arama Bugünki Mesajlar Forumlar Okundu

Emirdağ Lahikası

Risale-i Nur icinde Emirdağ Lahikası konusu , Emirdağ Lahikası (22) 83 Mektub a “Allah insanı Rahman suretinde yaratmıştır” hadisinin kısa ve şifreli bir nüktesi: “Aziz, sıddık kardeşlerim, Yüz defadan ziyade, gayet kıymetli bir hakikat-ı imaniye bana görünüyor …

Yeni Konu açmadan önce  ARAMA yapınız,konu tekrarı olanlar SİLİNECEKTİR. Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 18.07.08   #1
Moderator
 
efşan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 15-02-08
Mesajlar: 2.146
Tecrübe Puanı: 543 efşan has a reputation beyond reputeefşan has a reputation beyond reputeefşan has a reputation beyond reputeefşan has a reputation beyond reputeefşan has a reputation beyond reputeefşan has a reputation beyond reputeefşan has a reputation beyond reputeefşan has a reputation beyond reputeefşan has a reputation beyond reputeefşan has a reputation beyond reputeefşan has a reputation beyond repute
Cool
Emirdağ Lahikası (22)


83 Mektub
a “Allah insanı Rahman suretinde yaratmıştır” hadisinin kısa ve şifreli bir nüktesi:

“Aziz, sıddık kardeşlerim,
Yüz defadan ziyade, gayet kıymetli bir hakikat-ı imaniye bana görünüyor Telif zamanı tamam olması hikmetiyle, ne kadar çalıştım, o çok ehemmiyetli hakikatı avlayamadım Vâzıhan ifade ve ihsas etmek için bekledim, muvaffak olamadım Şimdi gayet kısa bir işaretle, o çok geniş ve çok uzun hakikattan kısacık bahsedeceğim "Muhakkak ki Allah, insanı Rahmân sûretinde yaratmıştır" hadisi, hem cevâmiü’l-kelimden, hem müteşabih hadislerdendir Pek büyük ve küllî nüktesi, benim kalbime, Hülâsatü’l-Hülâsa ile Cevşenü’l-Kebir’i okuduğum vakit zahir oldu Ben de, o acip ve çok güzel nükteyi kaçırmamak için, şifreler, işaretler nev’inden Hülâsatü’l-Hülâsa’nın on yedinci mertebesi olan "Kur’ân lisanıyla şehadet" ve on sekizinci mertebesi olan "kâinat lisanıyla şehadet" ortasında o şifreli işaretleri şöyle koydum:

Vacübu’l-vücud ve vahid u ehad olan Allah’tan başka ilah yoktur İşte bu tevhid hakikatinin delili ise insaniyet hakikatinin lisanı, ve yine bu hakikatın miratiyet, mikyasiyet, seciyye, hissiyat ve hayatına ait kelime ve manalar, aynı insaniyet hakikatının enaniyet, fihristiyyet, hilafet, ahlak ve sıfat mefhumlarına dair kelime ve beyanlar, ve hakeza aynı insaniyet hakikatının gayr-i mahsur istidadatı, gayr-i mahdud noksaniyet ve acz ve fakrı, nihayetsiz ihtiyacatı, çeşit çeşit mana ve renklerle mütenevvi ubudiyeti ve cami fıtrat ve yaratılışına ait mana ve kelimattır

Evet ben, Hülasatü’l-Hülasa’yı okuduğum zaman, koca kainat, nazarımda bir halka-i zikir oluyor Fakat her nevin lisanı çok geniş olmasından, fikir yoluyla sıfat ve esma-i İlahiyeyi ilmelyakin ile iz an etmek için akıl çok çabalıyor, sonra tam görür Hakikat-ı insaniyeye baktığı vakit, o cami mikyasda, o küçük haritacıkta, o doğru nümunecikte, o hassas mizancıkta, o enaniyet hassasiyetinde öyle kat i ve şuhudi ve izani bir vicdan, bir itminan, bir iman ile o sıfat ve esmayı tasdik eder Hem çok kolay, hem hazır yanındaki aynasında hiç uzun bir seyahat-ı fikriyeye muhtaç olmadan iman-ı tahkikiyi kazanır ve “Allah insanı Rahman suretinde yaratmıştır” hadisinin hakiki bir manasını anlar Çünkü, Cenab-ı Hak hakkında suret muhal olmasından, suretten murat, sirettir, ahlak ve sıfattır” (145-146)
b Kader hükmünü icra edince olmazlar olur, olacaklar da olmaz hale gelir:*

“Aziz, sıddık kardeşlerim,

Yüz defadan ziyade, gayet kıymetli bir hakikat-ı imaniye bana görünüyor Telif zamanı tamam olması hikmetiyle, ne kadar çalıştım, o çok ehemmiyetli hakikatı avlayamadım Vazıhan ifade ve ihsas etmek için bekledim, muvaffak olamadım Şimdi gayet kısa bir işaretle, o çok geniş ve çok uzun hakikattan kısacık bahsedeceğim” (145)
• Bu bölümden anlaşıldığına göre bir hakikate muttali olmakla, o hakikati herkesin anlayableceği bir dile dökmek birbirinden farklı iki husustur Üstad aynı hakikat kendisine defalarca görünmesine rağmen bir türlü bu hakikati bir anlatım diline aktaramamıştır Zira kader telif defterini kapatmıştır
Bu bölümde dikkat çeken bir diğer husus ise Üstad Hazretlerinin hakikatin kendisine açılması için bir avcı gibi pusuya yatıp beklemesidir
c Dua ve zikir anları ilhama açık anlardır:

“Aziz, sıddık kardeşlerim,

“Allah insanı Rahman suretinde yaratmıştır” hadisinin pek büyük ve külli nüktesi, benim kalbime, Hülasatü’l-Hülasa ile Cevşenü l-Kebir’i okuduğum vakit zahir oldu” (145)
d Risale-i Nur’un yolu olan hakikat mesleği iman ve tasdikte enfüs ve afak olmak üzere iki usulle yolculuk etmiştir Bununla birlikte enfüs yolu afak yolundan daha kuvvetlidir, zira sırr-ı akrebiyete ve veraset-i Nübüvvete bakar:

“Aziz, sıddık kardeşlerim,

Nasıl ki ehl-i tarikat, seyr-i enfüsi ve afaki ile marifet-i İlahiyede iki yol ile gitmişler ve en kısa ve kolayı ve kuvvetli ve itminanlı yolunu enfüside, yani kalbinde zikr-i hafiyy-i kalble bulmuşlar Aynen öyle de, yüksek ehl-i hakikat dahi, marifet ve tasavvur değil, belki ondan çok ali ve kıymetli olan iman ve tasdikte, iki cadde ile hareket etmişler

Biri: Kitab-ı kainatı mütalaa ile, Ayetü l-Kübra ve Hizbü n-Nuriye ve Hülasatü l-Hülasa gibi afaka bakmaktır

Diğeri: Ve en kuvvetli ve hakkalyakin derecesinde vicdani ve hissi, bir derece şuhudi olan hakikat-i insaniye haritasını ve enaniyet-i beşeriye fihristesini ve mahiyet-i nefsiyesini mütalaa ile, imanın şüphesiz ve vesvesesiz mertebesine çıkmaktır ki, sırr-ı akrebiyete ve veraset-i Nübüvvete bakar Ve enfüsi tefekkür-ü imani hakikatinin bir parçası, Otuzuncu Sözün, ve "ene" ve "enaniyet"te ve Otuz Üçüncü Mektubun Hayat Penceresinde ve İnsan Penceresinde ve bazı parçaları da sair ecza-yı Nuriyede bir derece beyan edilmiş” (146-147)

84 Mektub
a Bize hizmet ederken gelen iltifatları ancak şu üç şartla kabul edebiliriz:

1 O iltifatları şahsımıza değil, şahs-ı manevi adına almak
2 Onların hakkımızda birer dua hükmüne geçeceği ümidi ile kabul etmek
3 Eğer bölgemizde yapılan hizmetin şahs-ı manevisini temsil sorumluluğumuz varsa ve bu iltifatları geri çevirmek mahzurlu olacaksa kabul etmek

“Aziz, sıddık kardeşlerim,

Bu defa Hasan Feyzi’nin ve bir hafta evvel Halil İbrahim’in şahsıma karşı fevkalade hüsn-ü zan ile mersiyeleri ve samimi ve hazin vedanameleri, az tadil ile üç sebep için kabul edildi

Birincisi: Onlar, şahsıma değil, belki Kur’ân ve imana ve Nurlara hadimliğim ve o vazife-i kudsiyeye bakıp yazmışlar

İkincisi: Onların ve onlar temsil ettikleri o civardaki halis kardeşlerimizin ve haddimin çok fevkındeki tarifatlarını, bir nevi samimi dua ve ulvi bir tefe ül ve yüksek bir arzuyu hayır ve istidatlarının ve itikadlarının ve Nurlara pek ciddi alakalarının bir in ikası olmasıdır

Üçüncüsü: Ben onların nazarında Risale-i Nur ve şakirtlerdeki şahs-ı manevisinin mümessili ve nümunesi olmam cihetiyle onların sebeb-i teşvikleri olan o harika hüsn-ü zanlarını ve kuvve-i maneviyelerini kırmak, maslahat değildir” (147-148)
b Dua müessirdir:
Bugüne gelene dek nice çileler çekilmiş:
Mesleğimiz şer gibi görünen hadiselerin altındaki rahmet elini görme mesleğidir:

“Aziz, sıddık kardeşlerim,

Münafık düşmanlarımın maddi ve manevi zehirlerine karşı gerçi Cevşen ve Evrad-ı Kudsiye-i Şah-ı Nakşibend beni ölüm tehlikesinden, belki yirmi defa kudsiyetleriyle kurtardılar, fakat maatteessüf, asabımda ve sinirlerimde ve hassasiyetimde, o zulümden öyle şiddetli bir tesir, bir heyecan, bir teellüm, bir teneffür gelmiş ki, en samimi dostumu ve tam sadık bir kardeşimi bir saat yanımda tahammül edemiyorum, ruhum kaldırmıyor Hatta biri bana baksa da sıkılıyorum Eskide bende biraz bulunan merdumgirizlik hastalığı, o zalimlerin gaddarane sıkıntılarıyla ve tarassutlarıyla bende çok şiddetlenmiş Güya ölmeden evvel hayat-ı içtimaiye cihetinde ölmüşüm ki, bu hakikat ve bu sır için hakkımda, has kardeşlerim vefat mersiyelerini yazıyorlar

Hem, buranın havası, benim asabıma pek çok dokunuyor Bu kışın bir günü, Denizli hapsinin o geçirdiğimiz kış kadar bana ağır geliyor, beni üzüyor

Evet, nasıl göz, bir saçı kaldırmıyor; aynen öyle de, şimdiki ruhum ve o durum, bir saç kadar sıkletten, ağırlıktan müteessir olduğu halde, Risale-i Nur’un ve şakirtlerinin selametlerine, onların bedellerine ve yerlerinde dağ gibi ağır tazyikat ve sıkıntıları memnuniyetle o ruh omuza çeker, tahammül eder ve şakirane sabreder diye size katiyen haber veriyorum Fakat madem acz ve zaafım ve teessüratım çok ziyadedir; has kardeşlerim beni medihlerle yüklerimi ağırlaştırmaya bedel, dualarıyla ve şefkatleriyle ve himmetleriyle ve acımalarıyla yardım edip yükümü hafifleştirmek lazımdır İnayet-i Rabbaniyenin bir cilvesidir ki, bu şiddetli merdumgirizlik hastalığıyla, zalimlerin tecrid-i mutlaklarını hiçe indiriyor, beni tazib etmiyor, bir cihette memnun ediyor” (148-149)


efşan isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 18.07.08   #2
Moderator
 
efşan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 15-02-08
Mesajlar: 2.146
Tecrübe Puanı: 543 efşan has a reputation beyond reputeefşan has a reputation beyond reputeefşan has a reputation beyond reputeefşan has a reputation beyond reputeefşan has a reputation beyond reputeefşan has a reputation beyond reputeefşan has a reputation beyond reputeefşan has a reputation beyond reputeefşan has a reputation beyond reputeefşan has a reputation beyond reputeefşan has a reputation beyond repute
Cool
Emirdağ Lahikası (23)


85 Mektub
a Risaleleri yazmanın manevi kazancı:
“Aziz, sıddık kardeşlerim, bu dehşetli asırda mükemmel tesellilerim ve varislerim,
Ben bana gönderdiğiniz el yazması Asay-ı Musa Mecmualarına baktım, kalbime geldi ki: Bu kahramanların bu güzel yazı ve gayretlerinden sebeb şimdi de bir mükâfatları yok mu?
Birden ihtar edildi ki: Onlar, bu mecmuayı yazmakla filozofları susturan, imana getiren kuvvetli bir ders-i imanîyi en evvel kendi kendine tam okuyorlar, mânevî bir hazine kazanıyorlar
Hem onların nüshaları, pek çokların imanlarını kurtaracaklar veya imana gelecekler Bir hadiste vardır ki, "Bir tek adam seninle imana gelse, sahra dolusu kırmızı koyundan daha hayırlıdır" Hem onlar, bu mübarek kalemleriyle, eski zamanda İslâmiyetin büyük mücahid kahramanlarının kılıçlarının kudsî hizmetlerini görüyorlar Elbette istikbal, onları ve Nurcuları çok alkışlayacak” (149)

b Bir kimsenin seninle imana ermesi sahra dolusu kırmızı koyun elde etmenden daha hayırlıdır:
“Aziz, sıddık kardeşlerim, bu dehşetli asırda mükemmel tesellilerim ve varislerim,
Bir hadiste vardır ki, "Bir tek adam seninle imana gelse, sahra dolusu kırmızı koyundan daha hayırlıdır” (149)

c Asay-ı Musa mecmuası Hazret-i Ali tarafından tebşir edilmiş bir mecmuadır:
“Aziz, sıddık kardeşlerim, bu dehşetli asırda mükemmel tesellilerim ve varislerim,
İmam-ı Ali Radıyü Anh, Celcelutiye’sinde pek kuvvetli ve sarahate yakın bir tarzda Risale-i Nur’dan ve ehemmiyetli risalelerinden aynı numara ile haber verdiğini, Yirmi sekizinci Lem’a ile Sekizinci Şua tam ispat etmişler İmam-ı Ali Radıyü Anh, Risale-i Nur’un en son risalesini Celcelutiye’de “İsmi Asay-ı Musadır ki zulmetler onunla dağılır” fıkrasıyla haber veriyor Biz bir iki sene evvel Ayetü l-Kübra’yı en son zannetmiştik Halbuki şimdi altmış dörtte telifçe Risale-i Nur’un tamam olması ve bu cümle-i Aleviyenin mealini, yani, karanlığı dağıtacak, asa-yı Musa (Aleyhisselam) gibi ışık verecek, sihirleri ibtal edecek" bir risaleden haber vermesi; ve bu mecmuanın "Meyve" kısmı bir müdafaa hükmüne geçip başımıza çöken dehşetli, zulümlü zulmetleri dağıttığı gibi, "Hüccetler" kısmı da, Nurlara karşı cephe alan felsefe karanlıklarını izale edip Ankara ehl-i vukufunu teslime ve tahsine mecbur etmesi; ve istikbalde zulmetleri dağıtacak çok emareler bulunması; ve asa-yı Musa (Aleyhisselamın) bir taşta on iki çeşme akıtmasına ve on bir mucizeye medar olmasına mukabil ve müşabih bu son mecmua dahi, "Meyve", on bir mesele-i nuraniyesi ve "Hüccetullahi’l-Baliğa" kısmı on bir hüccet-i katıası bulunması cihetinde bize kanaat verdi ki, İmam-ı Ali Radıyu Anh, o fıkra ile doğrudan doğruya bu Asa-yı Musa ismindeki mecmuaya bakar ve ondan tahsinkarane haber verir” (151)

86 Mektub
a İşlerimizi ihsan şuuru ile başka arkadaşlarımızın teftişinden geçirerek sağlaması yapılmış bir şekilde yapalım:
“Aziz, sıddık kardeşlerim,
Hakikaten elle yazılan Risalelerin tashih meselesi ehemmiyetlidir Bazan bir harfin ve bir noktanın yanlışı, kıymetli bir manayı zayi eder En evvel yazanlar, bir kere güzelce mukabele etsinler Sonra tashihçi adamlara ve bana versinler Maşa, bu defa bana gelen Asa-yı Musa mecmualarında hem yanlışlar azdır, hem bir derece tashih edilmiş Cenab-ı Hak hem yazanlardan, hem tashihçilerden ebeden razı olsun” (151)

b İsmen dua:
“Aziz, sıddık kardeşlerim,
Rüştü’nün çok defadır hususi selam eden kahraman biraderi Burhan, eskiden beri, ümmiliğiyle beraber, Nurlara lüzumlu zamanlarda ehemmiyetli hizmetleri için, onu da haslar sırasında her gün ismiyle kazançlarımızda hissedar ediyoruz” (151)

87 Mektub
a Matlub olan aslında arkadaşların hepsine tek tek ilgi göstermemizdir:
“Aziz, sıddık kardeşlerim ve ebed ve Hak yolunda hakikatlı arkadaşlarım,
Kastamonu efelerinden ve Nurun kahramanlarından ve Safranbolu fedakarlarından size oradan buraya gelen hususi mektuplarına hususi cevap vermeye müstehak ve layıktırlar Fakat halim, vaktim müsaade etmediğinden, vasıtanızla bir kısa cevap verdiğime gücenmesinler” (151)

b Arkadaşların ortaya koydukları civanmertlikleri hiç bir zaman unutmamalıyız:
“Aziz, sıddık kardeşlerim ve ebed ve Hak yolunda hakikatlı arkadaşlarım,
Hilmi, İhsan, Emin’in, Taşköprülü Sadık’ın* mektupları beni çok mesrur eyledi Hakikaten bu kardeşlerimiz, hapishanede dokuz ayda dokuz sene kadar hizmet-i Nuriyeyi yaparak Isparta kahramanlarıyla omuz omuza geldiler Ben onların hem istirahatime, hem hapisteki arkadaşlarımızın ittifaklarına ve yeni Nurların hizmetine tam çalışmalarını hiçbir vakit unutmayacağım Ben, hayalen, çok defa eski zamana ve Kastamonu’daki ve Barla’daki malûm yerlere ve seyrangâhlara şevkle gidiyorum Oralarda oturup ağlıyorum O enîslerimi hayalen görüyorum” (152)
• Sadık Demirelli, Plevne kahramanı Sadık Paşa’nın torunudur, Binbaşı Mehmet Ali Beyin oğludur Ilgaz dağlarının efesi, reisi, ağasıdır Sinop, Tosya, Kastamonu, Çankırı, Düzce ve Adapazarı civarında ün yapmıştır Ama Kastamonu’ya sürgün gelen Bediüzzaman’ı tanıyınca, ağalığı, beyliği, ve efeliği bir tarafa atıp ona talebe olmuştur Ardından diğer Nur Talebeleri ile birlikte Denizli hapishanesine girmiştir Çıktıktan sonra da Nurları okuyup yazmaya devam etmiştir (ELÜ1:260)

c İlkler önemlidir; oraları atıl bırakmamak lazım:
“Aziz, sıddık kardeşlerim ve ebed ve Hak yolunda hakikatlı arkadaşlarım,
Barla sıddıkları Nurların yazmasına tam çalışmaları, herkesten evvel onların vazifeleridir Çünkü Barla, birinci medrese-i Nuriye şerefini kazanmasından, o mübarek medreseyi talebesiz bırakmak caiz değil İnşa, tekrar şenlenecek Çalışanlara Barek deriz Cenab-ı Hak tevfik versin Amin” (152)

efşan isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 18.07.08   #3
Moderator
 
AYSEL BAYAR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 15-03-08
Nerden: KAHRAMANMARAŞ
Mesajlar: 5.017
Tecrübe Puanı: 850 AYSEL BAYAR has a reputation beyond reputeAYSEL BAYAR has a reputation beyond reputeAYSEL BAYAR has a reputation beyond reputeAYSEL BAYAR has a reputation beyond reputeAYSEL BAYAR has a reputation beyond reputeAYSEL BAYAR has a reputation beyond reputeAYSEL BAYAR has a reputation beyond reputeAYSEL BAYAR has a reputation beyond reputeAYSEL BAYAR has a reputation beyond reputeAYSEL BAYAR has a reputation beyond reputeAYSEL BAYAR has a reputation beyond repute
Wink
razı olsun Efşan bacımBüyük bir şahsiyetin yaşamından damlalar sundunVesselam!
AYSEL BAYAR isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 19.07.08   #4
Moderator
 
jeylin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 02-03-08
Nerden: filistinden
Mesajlar: 5.648
Tecrübe Puanı: 883 jeylin has a reputation beyond reputejeylin has a reputation beyond reputejeylin has a reputation beyond reputejeylin has a reputation beyond reputejeylin has a reputation beyond reputejeylin has a reputation beyond reputejeylin has a reputation beyond reputejeylin has a reputation beyond reputejeylin has a reputation beyond reputejeylin has a reputation beyond reputejeylin has a reputation beyond repute
jeylin - AİM üzeri Mesaj gönder
emeğine sağlık efşanım
jeylin isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 11.08.08   #5
O Artık Bizden
 
Üyelik tarihi: 05-08-08
Mesajlar: 282
Tecrübe Puanı: 57 omergul01 has a reputation beyond reputeomergul01 has a reputation beyond reputeomergul01 has a reputation beyond reputeomergul01 has a reputation beyond reputeomergul01 has a reputation beyond reputeomergul01 has a reputation beyond reputeomergul01 has a reputation beyond reputeomergul01 has a reputation beyond reputeomergul01 has a reputation beyond reputeomergul01 has a reputation beyond reputeomergul01 has a reputation beyond repute
razı olsun
omergul01 isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Yeni Konu açmadan önce  ARAMA yapınız,konu tekrarı olanlar SİLİNECEKTİR. Cevapla

Bookmarks

Tags
emirdag, lahikasi

Seçenekler
Stil



Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 04:02 .


Vbulletin 3.7.2 Gold
Copyright ©2000 - 2006, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.2.0 RC8
Tekasür 1-2: Kibrine yenilip hep daha fazlasını isteyerek hayatını zehir etme
Muhakeme.net Eğitimsiteleri, tüm eğitim siteleri, eğitim sitenizi ekleyin, ödev siteleri Popüler Siteler