Öğretici Metinler – Günlük (Günce)

0
282
şiirsel işlev örnekleri, dilin işlevleri nelerdir 9.sınıf kısaca, göndergesel işlev örnek, kanalı kontrol işlevi nedir

GÜNLÜK (GÜNCE)

• Bir kişinin yazılmaya değer bulduğu, onun olaylar, insanlar, durumlarla ilgili kişisel duygu ve düşüncelerini, saptamalarını içeren ve günü gününe tutulan notlardan oluşan yazılara günlük (günce) denir.
• Bilinen ilk günlük örneklerinden biri olan Fransız bir papanın tuttuğu ‘Parisli Bir Burjuvanın Günlüğü tarihçiler için önemli bir kaynaktır.
• Divan edebiyatında olduğu gibi Tanzimat Dönemi Türk Edebiyatı nda da ruzname terimiyle karşılanmıştır. Tanzimat Dönemi’nde ayrıca jurnal terimi de kullanılmıştır.

Günlük Türünün Özellikleri

• Yaşanan olayların, izlenimlerin günü gününe yazılması ile oluşur.
• Birinci kişi ağzından yazılmış kısa ve özlü yazılardır.
• İnandırıcı, içten ve samimidir.
• Konuşma diline yakın bir dil kullanılır.
• Yazarın kişiliğini, görüşlerini ve ruhsal yapısını yansıtır.
• Gerçekler, yaşanılanlar değiştirilmeden, çarpıtılmadan yazılır.
• Başlık yerine o günün tarihi yazılır.

GÜNLÜK ÇEŞİTLERİ

1. İçe Dönük Günlükler  Yazarın bir bakıma kendi kendisiyle konuşmasıdır. Yazar, içinde bulunduğu doğal ve toplumsal çevreden yakınır. Bu metinlerde yazarın yaşadığı duygusal coşkunluğu bulabileceğimiz gibi, çeşitli kavramlar hakkında yazarın bilincindeki açılımları da bulabiliriz. Stendhalın günlüğü, Rus yazar Puşkin’in “Gizli Günce’si bu metinlere örnek gösterilebilecek niteliktedir. Fransız edebiyatında Andre Gide ve Türk edebiyatında Nurullah Ataç bu türün başta gelen ustalarındandır.
2. Dışa Dönük Günlükler: Bu tip günlüklerde yazarlar, alaycı bir tavırla dönemin olaylarını, siyaset, sanat ve edebiyat adamlarını ya da gündelik sıkıntılarını öykü tekniği kullanarak anlatırlar. Bu tür günlüklerde yazar, kendi zaman dilimi içindeki tutum ve davranışlardan, düşünsel akımlardan haber verir. Bu nedenle de bu günlükler birer belge değeri taşır. Yaşadığı hayat kesitlerini, çeşitli konulardaki izlenimlerini öykü tekniği ve zengin betimlemeler aracılığıyla günlüğüne yansıtan ünlü öykücümüz Tomris Uyarın günlükleri dışa dönük günlüklere örnek gösterilebilir.

GÜNLÜK TÜRÜNÜN TARİHSEL GELİŞİMİ

• Direktör Ali Deyin Seyahat Jurnali (1891) adlı eseri D atılı anlamda Türk edebiyatında görülen ilk günlük örneğidir.
• Dunu, şair Nigâr Hanım ın Hayatımın Hikâyesi adlı eseri izler.
• Günlük terimini edebiyatımızda ilk kez kullanan Fatih Rıtkı Atay dır.
• Günlük türü, 1950 yılında Nurullah Ataç’ın bir gazetede günlük yazılar yazmasından ve bunların yoğun ilgi çekmesinden sonra önem kazanmaya başlamıştır.
• Nurullah Ataç,”günlük“ türü yazılarında “günce” terimini kullanarak bu sözcüğü edebiyatımıza kazandırmıştır.

Tarihte günlük türüne ilk defa Romalılar Dönemi’nde rastlanır. Edebî içerikten yoksun, birtakım kamu kuruluşlarında yapılan işlemlerin unutulmaması amacıyla tutulan ve com- mentari” adıyla anılan bu ilk günlükler, duygusallıktan uzak notların kabaca birleşiminden oluşmaktadır. Tarihte, bu çeşit günlüklerin savaşlar ve askerî hareketleri not etmek amacıyla kullanıldığı da görülmüştür. Edebiyat değeri taşımayan bu günlükler şüphesiz tarihçiler için önemli belgelerdir.
Osmanlı teşrifatçılarından Ahmet Ağa, Kara Mustafa Paşanın Viyana Kuşatması nı günü gününe kaydettiği Vaka-yı Deç adlı eseri ve Yavuz Sultan Selim in Çaldıran ve Mısır seferlerini anlatan “Haydar Çelebi Ruznamesi” tarihe ışık tutmuştur.
Atatürk’ün Anafartalar Savaşı sırasında tuttuğu günlükler, ölümünden sekiz yıl sonra Türk Tarih Kurumu tarafından basılmıştır.

Türk Edebiyatında Günlük Türünde Yazılmış Bazı Önemli Eserler ve Yazarları

Yaşama Uğraşı, Cesare Pavese, çev. Cevat Çapan
Günlükler, Franz Kafka, çev. Kâmuran Şipal
Günlük, Andre Gide, çev. N. Alsan
Huzursuzluğun Kitabı, Fernando Pessoa, çev. Saadet Özen
Apaçık Yüreğim, Charles Baudelaire, çev. Sait Maden
Zaman Zaman İçinde, Andrei Tarkovski, çev. Seda Kervanoğlu
Jurnal 1-2, Cemil Meriç
Yaşamak, Cahit Zarifoğlu
Bir Hüzün Güncesi, Katherine Mansfield, çev. Şadan Karadeniz
Günlükler, Soren Kierkegaard, çev. İbrahim Kapaklıkaya
Bir Yazarın Günlüğü, Virginia Woolf, çev. Fatih Özgüven
Sylvia Plath’ın Günceleri, çev. Şadan Karadeniz
Hastane Günlüğü, Hervé Guibert, çev. Tahsin Yücel
Tutsaklık Güncesi, Louis Althusser, çev. Esra Özdoğan
Günlükler, Stefan Zweig, çev. İlknur Özdemir
Defterler, Albert Camus, çev. Ümit Moran Altan
Gündökümü, Tomris Uyar
Günler, Cemal Süreya
Aynalar Günlüğü, Salâh Birsel
El Yazılarına Vuruyor Güneş, İlhan Berk

 

Günlük Örneği

19/25/2017

Deniz kenarında bir kefede oturmuşum. Önümde bilgisayar, zihnimde anlatılmayı bekleyen bir hikâye, içimde büyüyen bir can var. İstediğim gibi yoğun çalışamıyorum. Çabuk uykum geliyor, bazen oturduğum yerde uyuya kalıyorum.
Eskiden olsa hamileliğin-anneliğin getirdiği değişim karşısında panikler, bundan sonra yaza- mamaktan ürkerdim. Hâlbu ki ikinci hamilelik birinciden daha kolay geçiyor. Çünkü daha barışığım kendimle, bedenimle, evrenle, kâinatın her bir katresiyle… Çünkü tasavvuf elimden tuttu, kaldırdı. Çünkü birinci hamilelikten sonra öyle yoğun bir depresyon yaşadım ki dünyam değişti, kimyam değişti, ben değiştim. Dip denilen yer esnekmiş meğer. Vurunca çıkılıyormuş. Ama vurmadan da anlaşılamıyormuş böyle olduğu. İkinci hamileliğin rahat geçmesini, birinci hamilelikten sonra yaşadığım yoğun depresyona borçluyum desem kim inanır bana?
Kafede otururken bir kadın yaklaşıyor, yarı mahçup yarı mütebessim. Elinde “Siyah Süt’. İmzalamamı rica ediyor. “Bu kitap sayesinde hüznümden, çelişkilerimden utanmamayı öğrendim.” diyor. Bakışıyoruz karşılıklı. Gülümsüyoruz. O beni anlıyor, ben de onu. Türkiye’de bilhassa 20-30 yaş arası kadın okurların öyle benzersiz bir enerjisi, tutkusu, inancı var ki sevdikleri kelimelere ve kitaplara yönelik, içim titriyor her seferinde.

 

DİL VE ANLATIM GÜNLÜK TEST 

1. Aşağıdakilerden hangisi günlüğün özelliklerinden
biri değildir?
A) Bu türe Tanzimat Dönemi’nde ‘‘ruzname’’ denmiştir.
B) Olayı yaşayan ve anlatan aynı kişidir.
C) Anlatan kişi yazdığı günün tarihini belirtir.
D) Okuyucu dikkate alınarak kaleme alınır.
E) Günlük yazarı samimi bir üslupla iç konuşma tekni-
ğini kullanır.
2. I.Grup II. Grup
Direktör Ali Bey Günce
Ece Ayhan Üstü Kalsın
Nurullah Ataç Başıbozuk Günceler
Cemil Meriç Seyahat Jurnali
Cemal Süreya
Yukarıda verilen sanatçılardan hangisinin eserine
II. grup içerisinde yer verilmemiştir?
A) Cemil Meriç
B) Cemal Süreya
C) Nurullah Ataç
D) Ece Ayhan
E) Direktör Ali Bey
3. 543. Gün
Milliyet Sanat’a uğradım. Fethi Naci‘‘Eleştiri Günlüğü’’
nü yollamış. TV’de, sekiz otuz haberlerinde, birden,
Edip Cansever’in ölüm haberi verildi. Bu haber
inanılmaz ölçüde sarstı beni. Rastlanmadık bir biçimde
ve yüksek sesle ağlamaya başladım. Oğlum fazla
kaygılanmış, gelip avutucu şeyler söyledi. Turgut’ta
bunca sarsılmamıştım. Üst üste gelişte bir şey var
belki. Otuz yıllık arkadaşımdı. Yalnız sanat serüvenimiz
değil, hayat serüvenimiz de iç içe durumlar yaşamıştır.
Bu parçanın yazarıyla ilgili aşağıdakilerden hangisi
söylenemez?
A) Yaşadığı durumları paylaşmıştır.
B) Olaylar karşısında duygularını açıkça dile getirmiştir.
C) Okuyucuyu etkileme amacı gütmüştür.
D) Öyküleyici anlatım tekniğiyle olayı kaleme almıştır.
E) Duygularını sıcağı sıcağına yazıya aktarmıştır.
4. Degerndorf, Aralık, 58
Duygusuz. Yola çıktığımdan beri duygusuz, her şeyin
önünde ve her yerde. Her şey yabancı, her şey ilgimin
dışında. Az önce balkona çıkıp apak çevreye bakarken
yeniden anladım bunu. Kar burada her şeyi örttü.
Olduğum yerden hiçbir şey görünmüyor; ne bir ağaç ne
bir ev, hiçbir şey. Her yer apak. Göz yorucu bir aklık…
Bu parça aşağıdaki metin türlerinden hangisini örneklendirmeye
uygundur?
A) Günce
B) Gezi yazısı
C) Deneme
D) Anı
E) Röportaj
5. I. Olayın geçtiği tarih belirtilir.
II. Öznellik ön planda olduğu için tarihî bilgilerle çelişir.
III. Anı türünden metinlere kaynaklık eder.
IV. Anlatıcı olayı objektif bir şekilde yansıtır.
V. Yaşanmakta olan durumlar dile getirilir.
Numaralanmış cümlelerin hangilerinde günlük türü
hakkında yanlış bir bilgi bulunmaktadır?
A) I. ve III. B) I. ve V. C) II. ve III.
D) II. ve IV. E) IV. ve V
6. Aşağıdakilerden hangisi günlük türünün en belirgin
özelliğidir?
A) Kişisel yaşam etrafında oluşması
B) Düzyazı şeklinde düzenlenmesi
C) Öğretici metin olması
D) Yazarın kendi görüşlerine de yer vermesi
E) Yaşananların sıcağı sıcağına, tarih belirtilerek anlatılması
7. Cuma, 9 Ocak
Bugün hava yağmurlu ve puslu. Saat 2’ye 5 var. Bu
ana kadar defterimi açamadım. Hâlim bir tuhaf. Bugün
anladım ki beni delikten çağırdıkları meydancı gelip:
“Bir isteğin var mı?” diye sorduğu, berberin tıraşa
geldiği, hasılı insanlarla temas ettiğim an, üstüme
acayip bir uyuşukluk, sinsi bir donukluk, anlatılmaz bir
garipseme hissi çöküyor. Hayret! Bir aylık yalnızlığın
tesirine bakın! Hayırdır inşallah, nereye gidiyorum?
Bu parçayla ilgili aşağıdakilerden hangisi doğru
değildir?
A) Yazar, ruh hâlini ve yaşadığı durumun izlerini anlatı-
mına yansıtmıştır.
B) Günlük türüne örnek verilecek bir parçadır.
C) Birinci kişili anlatım kullanılmıştır.
D) Bütün sözcükler gerçek anlamında kullanılmıştır.
E) Yazarın olayı yaşaması ve anlatması aynı gün içerisinde
oluşmuştur.
8. Cumartesi, 6 Mart 1920
Öğle üzeri fakülteye gittim. Doğru Ömer’in odasına
girdim. Bitap yatıyordu. Elini elime aldım. Ter içindeydi.
Burnunun delikleri kararmış gibiydi. Nefesi de
intizamsızdı. Hizmetçi kadınlara sordum. Gece çok
sayıklamış: “Burası hastane değil, tımarhane. Ben
Canip’e gideceğim!” demiş. Dalgındı. Ömer, Ömer,
diye seslendim. Gayet fersiz gözlerle bana baktı:
‘‘Tanıdın mı?’’ dedim. Kendine mahsus çabuk ifadeyle
kafasını sallayarak ‘‘Canip!’’ dedi, yine daldı. Kâğıdına
baktım: hararet 39,2 şeker litrede 200 miligram. Bir
müddet bekledim. Sonra tekrar seslendim: ‘‘Ömer,
konsültasyon günü yarınmış, erkenden gelirim. Artık
gideyim mi?’’ Kafasını salladı. ‘‘Git, git!” dedi. Yeis
içinde ayrıldım.
Bu parçadan aşağıdaki çıkarımlardan hangisine
ulaşılamaz?
A) Hikâyeleme tekniğiyle bir olay anlatımı vardır.
B) Gözlemci bakış açısı ile yazılmıştır.
C) Olaylar belli bir kronolojik sırayla anlatılmıştır.
D) Öznel ifadelere yer verilmiştir.
E) Anlatımın akıcı, samimi ve inandırıcı olmasına özen
gösterilmiştir.
9. (I) Her ikisinde de yaşanmış bir olaydan hareket edilir.
(II) Olayı yaşayan ve anlatan iki metin türünde de aynı
kişilerdir. (III) Birinde olay sıcağı sıcağına anlatılırken
diğerinde ise olayın üzerinden belli bir süre geçtikten
sonra anlatmak esastır. (IV) Anlatan kişi anlatımı zenginleştirmek
için açıklama, öyküleme ve betimleme gibi
tekniklere her iki türde de yer verebilir. (V) Günlüklerde
samimi bir dil kullanılırken anıda daha resmî bir dil kullanılır.Yukarıdaki numaralanmış cümlelerde “anı-günlük”
türlerinin özellikleri karşılaştırılırken hangisinde bir
bilgi yanlışlığı yapılmıştır?
A) I. B) II. C) III. D) IV. E) V.
10. 31.10.1917
İleride, bu satırlar bir kimsenin gözüne değerse,
defterin güzelliğine şaşılmasın! Onu, bugün
Mahmutpaşa’dan satın aldım ama az kaldı canım
pahasına. Aman Yarabbi! İstanbul’umuza böyle ne
oldu? Kalabalıktan tramvaylara girmek kâbil değil
ki! Toptan gülle çıkar gibi zorla bir vagona attım
kendimi. Bu, tramvaya girmek değil ezilmek, üst
baş parçalamak. Ne oldu halkımıza Yarabbi? Bu
her yeri dolduran kifayetsiz, kaba, kötü dilli insan
kalabalığı nereden geldi? Evde yalnızlığıma, sokakta
bu kalabalığa dayanamıyorum; ağlayacak hâle
geliyorum. İşte böyle, avunmak için, avare bir kuş
gibi çırpınıyorum. Şu defterle de dertleşmesem
çıldıracağım.
Bu parça ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
A) Benzetme sanatından yararlanılarak anlatım zenginleştirilmiştir.
B) Samimi bir üslup kullanılmıştır.
C) Anlatıcı toplumdaki olumsuzluklardan yakınmaktadır.
D) Yazar, yaşadığı çevrede kendini anlayacak kimsenin
olmamasından şikâyet etmektedir.
E) Yazar, olayı gözlemci bakış açısıyla anlatmıştır.Test 5 1. D 2. A 3. C 4. A 5. D 6. E 7. D 8. B 9. E 10. E

 

 

 

DİL VE ANLATIM GÜNLÜK

DİL VE ANLATIM GÜNLÜK

Test 5 1. D 2. A 3. C 4. A 5. D 6. E 7. D 8. B 9. E 10. E

RAYLAŞ