Türk edebiyatının dönemlere ayrılmasında kültürel, dinî, siyasi, sosyal ve coğrafi değişimler dikkate alınmıştır. Türk milletini derinden etkileyen bu farklılaşmalar zamanla milletin dil ve sanat anlayışında da etkili olmuştur. Bu değişimlere bağlı olarak edebiyat da farklı dönemler hâlinde gelişim göstermiştir.
Büyük toplumsal değişiklikler, o toplumun tüm kurumlarına yansır. Türk toplumu, çağlar boyunca çok büyük değişim ve dönüşümler yaşamış, bunun sonucunda da din, dil, kültür, gelenek, siyaset alanlarında olduğu gibi, edebiyat alanında da büyük etkilenmeler ve değişimler gerçekleştirmiştir. İşte bu değişimler, edebiyatımızın belirli dönemlere ayrılmasına neden olmuştur. Bu dönemleri şöyle sıralayabiliriz:

A – İslamiyet Öncesi Türk Edebiyatı (… / 10.yy.)

Bu dönemde Türkler Orta Asya’da yaşıyorlardı. Göçebe bir toplumdular. Avcılık, hayvancılık ve tarımla geçiniyorlardı. Şamanizm, Manihazim ve Budizm gibi dinlere inanıyorlardı. Savaşlar, hayatlarının ayrılmaz bir parçasıydı.

a) Sözlü edebiyat: Bu dönemde yazı pek kullanılmıyordu, edebiyat daha çok sözlü idi. Kopuz denen bir sazla “destan, sagu (ağıt), koşuk (koşma)” gibi şiir türleri söylüyor, “sav” denen atasözleri ile törelerini yansıtıyorlardı. Doğal olarak da bütün edebi türlerinde “savaş, yiğitlik, ölüm” gibi temalar çokça yer alıyordu.

b) Yazılı edebiyat: Bu dönemde yazılı edebiyata örnek olarak sadece 8. yy.da Gök- türklerce dikilen üç adet taş yazıt, “Orhun Abideleri” ve Uygurlardan kalan “Sekiz Yük- mek, (Sekiz Yığın), Altun Yaruk (Altın Işık), Prens Kalyanamkara ve Papamkara (İyi Prens Kötü Prens)” gibi Mani dini ve Budizmle ilgili birkaç eser sayılabilir.

B – İslamiyet Etkisinde Gelişen Türk Edebiyatı (13/ 19.yy.)

Türkler uzun kıtlıklar ve savaşlar nedeniyle batıya doğru göçmeye başladılar. Geldikleri coğrafyada 10. yy.da kitleler halinde Müslüman oldular. 11 ve 12. yy.lar, “Geçiş Dönemi” adını alır. 13. yy.da Anadolu’da İslam etkisinde Türk edebiyatı başladı. Arap ve İran kültüründen, edebiyatından etkilenme sonucunda, saray çevresinde ayrı bir edebiyat zevki gelişti. Halk arasında ise eski gelenekler küçük değişikliklerle sürdü. Böylece edebiyatımız iki kola ayrıldı:

a) Divan edebiyatı (Klasik Türk Edebiyatı): Arap ve Fars (İran) edebiyatlarının etkisiyle saray çevresinde oluştu. Aruz ölçüsüyle “gazel, kaside, mesnevi” gibi şiir türleri yazıldı, dilimiz Arapça-Farsça kelime ve tamlamalarla ağırlaştı. “Aşk, şarap, kadın, eğlence” gibi konuların yanı sıra “din ve tasavvuf” konuları işlendi.

b) Halk edebiyatı: Halk arasında yetişen ve “âşık” denen şairlerce oluşturuldu. İslamiyet öncesindeki gelenekler biraz değiştirilerek sürdürüldü. Şiirler sade Türkçeyle, hece ölçüsüyle, saz eşliğinde söylenmeye devam edildi.

C – Batı Etkisinde Gelişen Türk Edebiyatı (19 / …yy.)

19. yy.da “Tanzimat Fermanı” ilan edildi (1839). Bu fermanla artık tamamen Batı etkisine girildi. Batı etkisindeki edebiyatımız, şu aşamalardan geçerek günümüze kadar gelmiştir:

a) Tanzimat Edebiyatı (1860 /1896): Aydınlarımız ve edebiyatçılarımız, bu dönemde Batılı eserleri okuyarak örnek almaya başladılar. “Vatan, millet, hak, hürriyet, eşitlik” gibi temalar şiire, yeni türler edebiyata girdi.

b) Edebiyat-ı Cedide (Servet-i Fünun Edebiyatı, 1896 /1901): Bu dönemde Fransız edebiyatı örnek alındı. Şiirde ve romanda Batı düzeyinde eserler verildi.

c) Fecr-i Âti Edebiyatı (1909 /1912): II. Meşrutiyet’in ilanından sonra bir araya gelen sanatçılarca oluşturuldu. Bütün özellikleri Servet-i Fünun Edebiyatı ile aynıdır.

d) Milli Edebiyat (1911 /1923): 1911’de Selanik’te çıkarılan “Genç Kalemler” dergisiyle başladı. Her şeyiyle Milliyetçi-Türkçü bir edebiyat anlayışıdır.

e) Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatı (1923 /…): 1923’te ilan edilen Cumhuriyet ile birlikte başladı. Günümüze kadar çağdaş dünyadaki birçok değişimden etkilenerek geldi.

DEĞERLENDİRME
Türk edebiyatının devirleri, türk edebiyatının dönemleri, türk edebiyatının ana dönemleri, türk edebiyatının dönemleri kısa bilgi
PAYLAŞIN

CEVAP VER

Yorumunuzu giriniz!
Buraya adınızı girin